|
Yazar Hanzala
|
|
Wednesday, 05 November 2003 |
|
BU GECENIN
HÜRMETINE
Er-Ravzu'l Fâik kitabinda şu kissa anlatilir:
Bir vakit Basra'da servet sahibi bir adam vardi. Her senenin âşura gününde
müslüman kardeşlerini evine toplar, sabaha kadar Kur'an okuyarak,
okutarak geceyi
ihya ederler, nerde fakir ve kimsesiz varsa buldurur,
tasaddukta bulunur, elinden gelen
hayri fazlasiyla yapardi. Evinin bitişiginde
bir komşusu bulunuyordu ve komşusunun hem
anasi, hem de kizi
senelerden beri yürüyemez vaziyette idiler. Kiz, babasina
sordu:
- Babacigim bu gün nedir? Komşumuz herkesi evine toplayip bu geceyi
Kur'an ve zikirle ihya ediyor?
Babasi:
"-Yavrucugum, bu gün
âşûra günüdür, Allah katında bu günün
hürmeti büyüktür", dedi.
Sonra
uykuya vardılar. Fakat kız çocuğunun gözüne uyku girmiyordu.
Sanki nefesi kesilmiş bir
halde huşû ve haşyet ile Kur'an'ı ve
zikrullah'ı dinliyordu. Kur'an'ın hatim duâsını
yaptıkları vakit, yüzünü
semâya doğru çevirip Allah'a niyaz ederek:
"-Ey Mevlâm! Bu gecenin senin indindeki hürmeti hakkı için, senin
rızânı
kazanmak için bu gece Kur'an'ını okumak için uyumamış
kulların hürmeti için beni şu
hâlimden kurtar, kalbimin kırıklığını
sar!" dedi. Daha sözünü bitirmemişti, o anda
âfiyet bularak bütün
ağrı ve sancılarından kurtularak kalkıp doğruldu. Sabahleyin bu
hali
görünce şaşıp kalan babası:
-Kızım bu nasıl oldu? diye sordu.O
da:
- Babacığım , bu gün ile Allah'a tevessül ettim. O da ânında bana sıhhatimi
ihsan etti, dedi.
|