|
Yazar Hanzala
|
|
Wednesday, 05 November 2003 |
|
Rahip
Cüreyc
FAKİH anlatıyor:
Resûlullah (s.a.v.)'ın şöyle buyurduğu anlatıldı:
-"Eğer Rahip Cüreyc'ın
Fıkıhtan yana bir bilgisi olsaydı;
bilirdi ki, anasına icabet, Rabbine (nafile) ibadetten
daha
faziletlidir."
Ravi diyor ki:
-Rahip Cüreyc'in hikayesini
başkaları anlatırkende dinledim. Şöyle
idi:
- O , İsrailoğulları arasında rahip bir
kimse idi. İbadethanesinde
Allah'a ibadet ediyordu.
Bir gün, namaz kılarken,
annesi geldi:
-Ey Cüreyc! Diye seslendi. Namazda olduğu için, anasına cevap
vermedi.
Çağrısına cevap alamayan anası, şöyle beddua etti:
-Fahişe
kadınların iftirasına uğrayasın.
O bölgede fahişe bir kadın vardı. Bir iş için dışarı
çıkmıştı.
Cüreyc'in ibadethanesi yanında onu bir çoban tuttu; işini gördü. O
fahişe kadın hamile kaldı. O bölge halkı ise, zina işini çok büyütürlerdi.
Kadının durumu,
o bölgede açığa çıktı. Doğumunu yaptıktan
sonra, padişaha haber verdiler; dediler
ki:
- Falan kadın, zinadan bir çocuk doğurdu.
Bunun üzerine, kadını
getirtti ve sordu:
- Bu çocuk kimden?
-Rahip Cüreyc bana saldırdı,
çocuk ondan kaldı, deyince, padişah
yardımcılarını ona yolladı. Namazda idi. Çağırdılar;
onlara cevap
vermedi. Bundan sonra, balyoz getirdiler; ibadethaneyi yıktılar.
Rahibin
boynunada bir ip taktılar. Padişaha götürdüler.
Padişah ona şöyle
dedi:
- Sen kendini abit gösteriyorsun; sonra da, insanların harem perdesini
yırtıyorsun.
Sana helâl olmayan işi yapıyorsun!
- Ne yapmışım? Deyince,
padişah şöyle dedi:
-Falan kadınla zina etmişsin.
- Ben yapmadım dedi,
dedi; ama onun doğru söylediğine inanan olmadı.
Yemin etti; yine inanmadılar.
Bundan sonra:
- Beni anama götürün, dedi. Anasının yanına götürdükleri
zaman:
-Ey anacığım, bana beddua etmiştin; Allah kabul etti. Şimdi duâ et;
Allah bu işi benden alsın.
Anası şöyle dua etti:
-Allahım, eğer Cüreyc'i
bedduam tuttuysa onu kurtar.
Bundan sonra, Cüreyc,padişaha gitti ve
sordu:
-Şimdi o kadın ve çocuk nerede?
Kadını ve çocuğu huzura
getirip sordular:
-Bu işi sana bu mu yaptı?
-Evet bu yaptı, deyince,
Cüreyc, elini çocuğun başına kuydu ve şöyle
dedi:
-Seni yaratan hakkı için,
baban kim?
Allah'ın izni ile çocuk konuştu ve şöyle dedi:
-Babam falan
çobandır.
Kadın bunu duyunca, hakikati söyledi.
-Sen doğrusun; ben
yalan söyledim. Bu işi bana bana falan çoban yaptı.
Bir başka rivayette ise:
Henüz doğum yapmamıştı. Cüreyc ona sordu:
-Bu çocuğu nereden
aldın?
-Senin ağacın altından dedi. Onun anlattığı ağaç, Cüreyc'im
ibadethanesinin altındaydı.
KISSALAR
Cüreyc:
-Beni o
ağacın altına götürün dedi.
Oraya götürdükleri zaman, ağaca şöyle
seslendi:
-Ey ağaç! seni yaratan hakkı için bana haber ver. Bu kadın, kiminle
zina etti?
Ağacın bütün dalları dile geldi:
-Koyun çobanıyla dediler.
Bundan sonra Cureyc, elini kadının karnına
değdirdi ve sordu:
- Ey çocuk ,
baban kimdir?
Çocuk anasının karnından:
-Koyun çobanıdır, diye ses
verdi.
Padişah, Cüreyc'den özür diledi. Ve şöyle dedi:
-Bana izin ver;
ibadethaneni altından yaptırayım.
-Olmaz, dedi.
-O halde, gümüşten
yaptırayım.
Rahip şöyle dedi:
Önce olduğu gibi, yine çamurla yapın.
Bunun üzerine, önceki gibi çamurdan
yaptılar.
Âlemlerin RabbiAllah'a hamd
olsun.
Salât ve selâm resûllerin en şereflisi, peygamberlerin sonuncusu,
efendimiz Muhammed'e âline, ashabına, zevcelerine, tüm zürriyetine
olsun.
Allah bize kâfidir; o ne güzel vekildir.
Amin!...
|