|
Yazar Hanzala
|
|
Thursday, 06 November 2003 |
|
Salebe
Ebu
Ummet-ul Bahilî'nin rivayet ettiğine göre Salebe İbni Hâtip
Peygamber'imize
" Ya Rasûlallah, Allah'a duâ et de bana mal versin" dedi.
Peygamber'imiz onun bu arzusunu
"Yâ Salebe, şükrünü edâ ettiğin az mal,
şükrünü yerine
getiremeyeceğin çok maldan daha iyidir." diye karşılık
verdi.
Salabe yine de "Ya Rasûlallah , Allah'a dua et de bana mal
versin" diye ısrar etti.
Peygamberimiz ona
"Ya Salabe, beni
misâl almak istemezmisin? Allah'ın Rasûlu gibi
olmak istemezmisin? Nefsimi kudret
elinde tutan Allah'a yemin ederek söylüyorum
ki, dağların benim için altın ve gümüş
olmasını dilesem, olurlardı."
diye cevap buyurdu.
Salabe bu sefer dedi
ki, "Seni Hak dinle peygamber gönderen Allah'a
yemin ederim ki, bana mal versin
diye Allah'a dua edersen, her hak
sahibine hakkını vereceğim., şöyle şöyle
yapacağım."
Bunun üzerine Peygamber'imiz "Allah'ım, Salabe'ye mal
nasib
eyle" diye dua etti. Salabe de koyun edindi.
Salabe'nin edindiği
koyunlar böcek gibi üredi. Öyle ki, sürüsüne
Medine dar geldiği için vâdiye taşındı. Bu
yüzden öğle ve
ikindiyi cemaatle kılıp, diğer vakitler cemaatten geri kalmaya
başladı.
Bu arada sürü üremesine devam ettiği için Salabe başka bir yere taşınmak
ihtiyacını duydu ve Cuma'dan başka hiçbir namazı cemaatle kılmamaya
başladı.
Derken sürü böcek gibi üremeye devam etti. Salabe de Cuma günleri
kervanların yoluna çıkarak Medine'de olup bitenleri öğrenir oldu.
Bir gün
Peygamber'imiz "Salabe ne yapıyor?" diye sordu. O'na
"Ya Rasûlallah,
sürü edinince Medine'ye sığmaz oldu" diye
başlayarak olup bitenleri anlattılar.
Peygamber'imiz "Yazık
Salebe'ye, yazık Salebe'ye yazık Salebe'ye" diye
buyurdu.
Bu sırada "Onların mallarından belirli bir sadaka al, böylece
onları temizlemiş ve nefislerini arındırmış olursun. Onlar için duâ
et, senin duân onları
huzura kavuşturur."(Tevbe süresi âyet:
103) meâlindeki âyet inerek zekat vermek
farz kılındı.
Peygamber'imiz Cuheyne kabilesi ile Beni Suleym kabilesinden iki
kişiye
yazılı bir emirname verip zekât toplamakla görevlendirdi., onlara
"Saleb Bin Hatib ile Beni Suleym'den falan adama varıp zekâtlarını
alın" diye
emir verdi. Adamlar yola çıkıp Salebe'ye vardılar,
Peygamber'imizin emirnamesini
okuyarak kendisinden zekâtını vermesini
istediler.
Salebe tahsildarlara
"Bu cizyeden başka birşey değil, Bu cizyeden
başka birşey değil, Bu cizyenin
kardeşidir, gidin işiniz bitince bana
yine uğrayın" dedi.
Bunun üzerine
tahsildarlar Suleymi'ye yöneldiler. Suleymi onların geldiğini
duyunca develerin en
semizini seçerek onu zekatlık olarak ayırdı ve
tahsildarları onunla karşıladı. Tahsildarlar
bunu görünce " En
semiz deveyi vermen gerekli değil, o yüzden bunu senden
almak
istemiyoruz" dediler. Suleymi "Ne münasebet alın onu, ben gönül
hoşnutluğu ile veriyorum. Onu siz alasınız diye ayırdım." dedi.
Tahsildarlar
görevlendirdikleri diğer zekâtları toplamayı bitirince
geri dönerken Salebe'ye bir daha
uğradılar, zekâtını vermesini
istediler. Salebe bu sefer onlara "Yanınızdaki yazıyı
gösterin"
dedi. Yazıya göz atarken yine "Bu cizyenin kardeşidir, siz gidin
ben ne yapacağımı düşüneyim" dedi.
Tahsildarlar Paygamber'imize
döndüler. O onları görür görmez daha
kendileri ile konuşmadan "Yazıklar olsun
Salebe'ye" dedi. ve
Suleymi'ye duâ etti. Tahsildarlar da Peygamber'imize
gerekSalebe'nin ve
gerekse Suleyni'nin nasıl davrandığını anlattılar. Bunun üzerine
Allah (C.C.) Salebe Hakkında:
"Onlardan bir kısmı "Eğer Allah bize
mal bağışlarsa
mutlaka zekat verir ve mutlaka salihlerden oluruz" diye söz
verdiler. Fakat Allah onlara mal bağışlayınca onu cimrilik ettiler,
arka dönüp sözlerinden
caydılar.
Allah da kendisine verdikleri sözden cayarak yalan söyledikleri için
O'nun karşısına çıkacakları güne kadar kalblerine nifak ekmek
suretiyle onları
cezalandırdı." (Tevbe Suresi, Ayet: 75-77)
mealindeki ayet indi.
Bu
sırada Peygamber'imizin yanında bulunan Salebe'nin bir akrabası,
inen ayeti duyunca
Salebe'ye vararak ona "Yâ Salebe, anan ölesi,
ulu Allah senin hakkında öyle
şöyle bir ayet indirdi." dedi.
Bunun üzerine yola çıkan Salebe,
Peygamber'imize vararak zekatını
almasını istedi. Peygamber'imiz kendisine
"Allah, bana senden zekat almayı yasakladı" diye cevap verdi.
Peygamber'imizin bu cevabı üzerine Salebe başına toprak serperek döğünmeye
koyuldu.
Peygamber'imiz ona
"İşte senin amelin, verdiğim emri
yerine getirmedin."
dedi.Peygamber'imiz (aleyhissalatu ve sellem) vereceği zekâtı
almak
istemeyince evine döndü.
Peygamber'imiz (s.a.v.) Ahirete göçünce
Salebe, zekât borcunu Hz. Ebû
Bekr'e getirdi, fakat Ebû Bekr de onu geri çevirdi.
Arkasından Hz. Ömer'e
getirince o da kabul etmedi. Hz. Osman'ın halifeliğe geçişinden
sonra
da Salebe Öldü.
|