|
Yazar Hanzala
|
|
Friday, 16 January 2004 |
|
BAKMAK Göz, Yüce Allah'ın insana
ve bir takım canlılara verdiği en önemli nimetlerdendir. Kur'an-ı Kerîm'de gözün çeşitli
fonksiyonlarından söz eden ayetler vardır. İnsanlarla cinlerden bir çoğunun gözleriyle hakkı
göremediklerini, (A'raf.7/179.) Allahü Teala'nın gözlerin hain bakışını bildiğini, (el-Mü'min,40/19.) göze karşı
göz kısas yazıldığını, (el-Maide,
5/45.) insana iki göz verildiğini (el-Beled, 90/8,9.) ve cennette
gözlerin hoşlanacağı her türlü nimetlerin bulunduğunu (ez-Zuhruf, 43/71.) bildiren ayetler buna örnek
verilebilir. İslam'da gözün sahibini veya bakılan kişiyi korumak için
"bakış"a bir takım sınırlamalar getirilmiştir. Özellikle bu konudaki düzenlemeler daha çok
erkekle kadın arasında yoğunlaşmıştır. Çünkü karşı cinslerin özel ve ısrarlı bakış veya
bakışmalarının zinaya götüren önemli bir etken olduğunda açıklık
vardır. Günümüzde kadınların önemli bir bölümü; eğitim, iş, meslek,
sağlık, alış-veriş vb. ihtiyaçları için evden çıkmakta ve toplum içinde bulunmaktadır. Kadının
evden çıkışı İslam'ın ilk dönemlerinde yalnız zina etmesi ve bunun dört şahitle ispat edilmesi
halinde engellenebilirken, ( bk.
en-Nisa,4/15.) sonradan zina fiilinin müeyyidesini
bildiren ayetler inince (en-Nur, 23/2-9; İbn Kesîr,
a.g.e., l, 366.) bu uygulama da kaldırılmıştır. Bu yüzden
kadın velisinin veya kocasının izin veya bilgisi altında ya da örfün belirlediği durumlarda
kendisinin veya sorumlu olduğu aile fertlerinin meşru ihtiyaçları için evden
çıkabilir. Erkek ve kadın İslam toplumunun ayrılmaz parçaları olunca,
evrensel bir din olan İslam'ın karşı cinsleri sokakta da koruyucu bir takım önlemler almaşı tabii
karşılanmalıdır.
|