| Koku Kullanması, Konuşması, Gülmesi, Uykusu, Mührü, Oturuşu |
|
|
|
| Yazar Hanzala | |
| Sunday, 28 December 2003 | |
|
Koku
Kullanması
Mührü
Hz. Peygamber (
s.a.s.) rengi görünmeyen ve başkalarını rahatsız edecek derecede ağır
olmayan
güzel kokular ikramedilince severek kullanır, reyhan çiçeği gibi güzel
kokulu
çiçekler ikram edilince de geri çevirmezdi. Koku kullanması konusunda
sahabenin
rivayetleri vardır. Yine ashab-ı kiramın naklettiğine göre Hz. Peygamber
(
s.a.s.)’in mübarek bedeni ve teri Yunus Emre’nin “ Gül Muhammed teridir”
mısralarında
kastettiği manaya uygun bir şekilde güzel bir koku gibi
kokuyordu. Hz. Aişe’nin
bildirdiğine göre Hz Peygamber ( s.a.s.) yavaş yavaş
konuşur, her sözün arasını
ayırt ederdi, hatta dinleyen onu ezberleyebilirdi. Çok çok iyi
anlaşılması
gereken sözleri üçer defa tekrarlardı. Böylece dinleyen arasında
konuyu
anlamayan kalmazdı.
Peygamberimiz ( s.a.s) konuşurken muhatabının akıl ve anlayış
seviyesini
gözetirdi. Hz. Aişe diyor ki: “ Rasulüllah ( s.a.s) sözü, sizin
birbirinize
zincirlediğiniz gibi oyalayarak söylemek itiyadında değildir. O, sözü, ayıra
ayıra
söylerdi, dinleyenlerin gönüllerine sinerdi.” Cabir b.
Semure ( r.a.)’dan rivayete göre Hz. Peygamber ( s.a.s.)
rahatsız edici ölçüye
varan bir aşırılıkta gülmezdi. Onun gülmesi tebessümdü. Hind b.
Hale’nin
verdiği bilgiye göre, Peygamberimiz ( s.a.s.) her tebbesüm edişinde dişleri
inci
tanesi gibi görünürdü. Abdullahb. Haris hazretleri de peygamberimizin (
s.a.s.) sevimliliğini ve
güler yüzlülüğünü şöyle anlatır: “ Rasulullah’tan daha
çok tebessüm eden kimse
görmedim.”
Peygamberimiz ( s.a.s.) sağ tarafına sağ yanı üzere yatarak uyurdu
ve şu
duayı yapardı: “ Ya Rabbi! Beni, kullarını tekrar dirilteceğin günde
azabından
koru!” Yatarken şu
dualardan birini yaptigi da söylenir: “ Allah’ım! Senin
adınla uyur, senin
adınla uyanırım.” “ Allah’a hamd olsun. Bize yedirdi, içirdi,
ihtiyaçlarımızı
giderdi, evlerimize sığındırdı. Nice yaratıklar vardır ki, istedikleri
ölçüde
yiyecek içecekleri ve akşam olunca barıncakları meskenleri
yoktur.” Uykudan
uyandığında ise şöyle dua ederdi: “ Allah’a hamdolsun
ki, bizi uyuttuktan sonra
uyandırdı, dönüş
O’nadır.” Hz.
Peygamber ( s.a.s.) komşu devlet hükümdarlarina göndermiş
oldugu mektuplarin
altini mühürlemek gayesiyle üzerinde üç satirda “ Muhammed rasulüllah”
yazılı
bir mühür kullanmaktaydı. Yazı akik taşı üzerine işlenmiş olup mührün
maddedi
gümüştendi. Yüzük şeklinde olup Peygamberimiz ( s.a.s.) onu
parmağına
takıyordu. Yazdırdığı resmi evrakı mühürlemek için parmağından
çıkarır,
mühürledikten sonra tekrar takardı. Sahabe-i Kiram’ın
anlattığına göre
Hz. Peygamber ( s.a.s.) vakar ve teenni üzere sanki iniş aşağı vuruyormuş
gibi
dikkatle yürürdü. Ayaklarını yere sürtmez, sürüyerek gürültü çıkarmazdı.
Gereksiz
yere güçlük verecek tarzda sür’atli yürümekten de
kaçınırdı Diz üstü
oturur, bağdaş kurar, bazen da uyluklarını karnına çekip
ellerini dizlerinin
üstünde bağlardı. Sırtüstü istirahat ederken edep mahallinin açılmamasına
özen
gösterirdi. Otururken - yemek yeme durumu hariç- sağ veya sol tarafına
yastık
koyup dayanırdı. Yemekte bundan kaçınmasının sebebi bur tür oturuşun gurur
ve
kibir işareti sayılmasıydı. Peygamberimiz ( s.a.s.) gururlu değil, aksine
mütevazı
idi.
Yorumlar (0)
![]() Yorum Yazın
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|



Hz. Muhammed (s.a.v.) 









