| Toplumla Münasebetleri |
|
|
|
| Yazar Hanzala | |
| Sunday, 28 December 2003 | |
|
Toplumla
Münasebetleri Peygamber
Efendimiz ( s.a.s.) yediden yetmişe her yaşta ve her
meslekteki kişilere sicak
bir alaka göstermiş, insanlar arasindaki ayricaliklari ortadan
kaldirmiş, oluşturdugu
yeni toplumda herkese hakkini vermiştir. Müslümanlari her gün daha
mutlu, daha
müreffeh bir hayat seviyesine ulaştirmak onun en başta gelen
çabalari
arasindadir. Mü’minlerin birbirlerini şefkatle bagrina basmasi, samimi bir
sevgi ile
birbirlerini sevmeleri, bir binanin tuglalari gibi birlik içinde
kenetlenmeleri, sikintida ve
neş’ede, darlıkta ve bollukta değişmeyen bir
tesanüt hissiyle birbirlerini kucaklamaları ve
desteklemeleri, birbirlerine
haset etmemeleri, kin beslememeleri, gururdan kibirden
kaçınmaları gösterişten
uzak durmaları, mahviyetli davranmaları onun başlıca tavsiyeleri
arasındadır.
Şunu kesinlikle söyleyebilir ki, Peygamberimiz Peygamberimiz
( s.a.s.), Yoksullara çok yakınlık gösterir; zenginlere,
mağrur olmamalarını,
sahip oldukları maddi başarıların fakirlerin emeklerinin eseri
olduğunu
söylüyordu; “ Alnının teri kurumadan işçiye ücretini ödeyiniz!”
diyerek
Müslüman işverenlere talimat veriyordu. Işçilere de yaptiklari işi en saglam
bir
şekilde yapmalarini tembih ediyordu. Bir gün üst başlarinda yoksul
olduklari anlaşilan bir
gurup insan, Peygamberimiz ( s.a.s.) ziyarete gelmişti.
Bu durumdan müteessir olan
Peygamberimiz ( s.a.s.) derhal ashabini harekete
geçirdi ve yoksul kimselere gereken
yardimin yapilmasini sagladi. Toplumla
ilişkilerde hitabet, konuşma önemlidir. Peygamberimiz (
s.a.s.) konuştugu zaman
agir agir, tane tane konuşurdu. O konuşurken söylenileni
anlamamak mümkün
degil. Dinleyenler adeta anlattiklari ezberleyebilirlerdi. Hitap ettigi
kişiler
sayica az olsun çok olsun konuşmasinda sade, zarif, tabii ve samimi bir
üsluba
sahipti. Davetlere
mümkün mertebe katilir, her firsatta insanlarin içine girer,
onlarla iç içe,
her konuda sohbet ederdi. Nitekim ashabtan Zeyd bin Sabit Hazretleri: “
Peygamberimiz
( s.a.s.)’in toplum içine katılarak çeşitli konularda sahabesi ile sohbet
ettiğini”
belirtiyor. Katıldığı davetlerde sırf arpa ekmeği ve hurma bile olsa onu şevkle
yer
ve ev sahibine herhangi bir sıkıntı vermezdi. Peygamberimiz
( s.a.s.) sık sık çarşıya pazara çıkar, dükkanlara
uğrar, bazen ölçüyü tartıyı
eline alarak nasıl tartılıp ölçülmesi gerektiğini esnafa gösterir,
alışverişte
dürüst olmalarını tavsiye eder, üretici ve tüketicinin aldanmadan
alışveriş
yapmalarını sağlardı. Her müşkili
olan kişi endişesizce Peygamberimiz ( s.a.s.)’in
huzuruna girer, sorusunu
sorar, cevabını alırdı. Hastalarla ilgilenir, geçmiş olsun der, ağır
ise
telkinde bulunur, cenaze gider, yakınlarına taziye verir, teselli ederdi.
Komşuyu
düşünmek imanın bir gereği idi. Peygamberimiz ( s.a.s.), tabiatındaki
yüksek
nezaketin bir eseri olarak kadınlara da son derece nazik davranırdı, kadınlara
ait
meseleleri daha ziyade zevceleri vasıtasıyla öğretirdi.
Yorumlar (0)
![]() Yorum Yazın
|
| < Önceki |
|---|



Hz. Muhammed (s.a.v.) 









