|
Vallahi bu rüya gerçektir! |
|
|
|
|
Yazar Hanzala
|
|
Wednesday, 29 June 2005 |
Vallahi bu rüya gerçektir!
"Vallahi bu
rüya gerçektir!"
İslâma davetin ilk zamanlarında Halid bin Sa'id bir rüya görmüştü...
Rüyasında; Cehennemin kenarında dururken, babası onu itip düşürmek istedi.
Tam o sırada, Peygamber efendimizin, belinden yakalayıp, Cehennem'e
düşmekten kendisini kurtardığını gördü... Feryad ederek uyandı ve;
"Vallahi bu rüya gerçektir!" diye söylendi.
Dışarı çıkınca, hazret-i Ebu Bekir'e rastlayıp rüyasını anlattı. Hz. Ebu
Bekir ona; "Rüyan hakdır. Bu kimse, Allahü teâlânın peygamberidir. Hemen
git, O'na tabi ol! Sen, O'na uyacak, getirdiği dine girecek ve beraber
bulunacaksın. O da seni, rüyada gördüğün gibi Cehenneme düşmekten
koruyacaktır. Baban ise Cehennemde kalacaktır!" dedi.
Hazret-i Halid bin Sa'id, rüyanın tesiri altındaydı... Vakit kaybetmeden
hemen, Muhammed aleyhisselamın huzuruna gidip sordu:
- Ya Muhammed! Sen, insanları neye davet ediyorsun?
Peygamber efendimiz:
- Ben, insanı, eşi ve benzeri olmayan tek Allaha ve Muhammedin de O'nun
kulu ve peygamberi olduğuna inanmaya ve işitmeyen, görmeyen hiçbir zarar
ve fayda vermeyen, kendisine tapınanları da tapınmayanları da bilmeyen bir
takım taş parçalarına tapınmaktan vazgeçmeye davet ediyorum, buyurdu.
- Ben de, şehadet ederim ki, Allahü teâlâdan başka tapılacak ilah yoktur
ve yine şehadet ederim ki, sen Allahü teâlânın peygamberisin? diyerek
Müslüman oldu.
Onun Müslüman olması Peygamber efendimizi çok sevindirdi. Arkasından
hanımı Ümeyye de Müslüman olmakla şereflendi. Hazret-i Halid bin Sa'id
kardeşlerinin de Müslüman olmasını istiyor ve bunun için çalışıyordu.
Onlardan Ömer bin Sa'id de Müslüman olmuştu.
Şiddetli bir İslâm düşmanı olan babası Ebu Uhayha, Halid'in ve Ömer'in
Müslüman olduğunu öğrenince bunları azarlayıp dövmeye başladı.
Halid bin Sa'id hazretleri de;
- Allah'a yemin ederim ki, Muhammed aleyhisselam doğru söylüyor. O'na
tabi oldum. Ölürüm de dinimden dönmem! deyince, babasının kızgınlığı daha
da arttı. Kırılıncaya kadar sopayla vurduktan sonra;
- Ey yaramaz oğlum! İstediğin yere git. Yemin olsun ki, sana ekmek
vermeyeceğim! dedi. Hazret-i Halid;
- Sen benim nefakamı kesersen, Allahü teâlâ elbette rızkımı başka bir
yerden ihsan eder, dedi. Babası, öteki çocuklarını;
- Eğer sizden biriniz, onunla konuşacak olursa, ona yapmadığım şeyi size
yaparım, diye tehdid etti. Halid'i de evin mahzenine hapsettirdi. Üç gün
onu Mekke'nin sıcağında aç, susuz bıraktı.
Halid bin Sa'id hazretleri bir kolayını bulup, oradan kurtuldu. Babası
şiddetli bir hastalığa yakalandı. Ebu Uhayha, hasta yattığı yerde
İslâmiyet'e olan düşmanlığından;
- Hastalıktan kurtulup ayağa kalkarsam, Mekke'de bulunan herkes
putlarımıza tapacak. Hiç kimse onlardan başkasına ibadet edemiyecektir!..
diyordu.
Hazret-i Halid, babasının hak dine olan düşmanlığının sona ermesi ve
Müslüman kardeşlerine bir zarar vermemesi için ellerini kaldırıp;
-Ey alemleri yaratan Allah'ım! Babamı bu hastalıktan kaldırma! diyerek
dua etti.
Cenab-ı Hak, duasını kabul buyurdu. Ebu Uhayha, hasta yatağından
kalkamadı.... Oğulları ve diğer Müslümanlar şerrinden kurtulmuş oldular
böylece... |
|