Hz. Hamza'nın
iman etmesi
İslâmiyetin sesi, her geçen gün kulaktan kulağa yayılıyor... Ötelere
daha ötelere ulaşıyor... Bu hal, Kureyşli müşrikleri çıldırtıyor... Bütün
gayretlerine rağmen, İslâmiyet'in yayılmasına mani olamıyorlardı.
Bir gün, Peygamber efendimiz, Safa Tepesi'nde müşrikleri imana davet
etti. Kafir olan bir cinni putun içine girdi ve sevgili Peygamberimiz için
uygun olmayan sözler sarfetti. Fahr-i alem efendimiz üzüldü... Başka bir
gün, kendisi görünmeyen bir şahıs, Peygamber efendimize selam vererek;
"Ya Resulallah! Kafir olan bir cinni sizin için münasib olmayan şeyler
söylemiş. Ben, onu bulup öldürdüm. Arzu buyurup, yarın Safa Tepesi'ne
teşrif eder misiniz? Siz yine onları İslâmiyete davet edersiniz. Ben de o
putun içine girip, sizi medhedici sözler söylerim" dedi.
Sevgili Peygamberimiz, ertesi günü oraya gidip, müşrikleri tekrar imana
davet ettiler. Ebu Cehil de orada idi. Müslüman cinni, müşriklerin
elindeki putun içine girip, Sevgili Peygamberimizi ve İslâmiyeti anlatan
güzel sözler ve şiirler söyledi.
Müşrikler, bu sözleri duyunca ellerindeki putu parçaladılar ve
Resulullaha saldırdılar. Mübarek saçları darmadağın oldu. Mübarek yüzü
kana boyandı. Onların bu eza ve cefalarına tahammül gösterip;
"Ey Kureyşliler! Bana vuruyorsunuz; ama ben sizin peygamberinizim"
buyuruyordu... Bir hizmetçi kız, bu hadiseyi başından sonuna kadar
görmüştü.
Bu sırada hazret-i Hamza, dağda avlanıyordu. Bir ceylana ok atmak
üzereyken, ceylan dile gelerek;
"Ya Hamza! Bana ok atacağına, kardeşinin oğlunu öldürmek isteyenlere ok
atsan daha hayırlı olur" dedi.
Hazret-i Hamza bu sözlere hayret ederek, süratle evine hareket etti.
Adeti üzere, avdan dönünce, tavaf için Harem-i şerife uğrar, evine sonra
giderdi. O gün tavaf yaparken, hizmetçi kız, yanına geldi.
Ebu Cehil'in, Efendimize yaptıklarını haber verdi. Hazret-i Hamza,
Peygamber efendimize hakaret edildiğini işitince, akrabalık damarları
kabardı. Silahlarını alarak müşriklerin bulunduğu yere geldi:
- Kardeşimin oğluna kötü söz söyleyen, kalbini inciten sen misin? İşte
benim dinim de O'nun dinidir. Gücün yetiyorsa o yaptıklarını bana da yap
bakayım, diyerek, elindeki yay ile Ebu Cehil'in başını yardı.
Oradaki kafirler hazret-i Hamza'ya saldırmak istediler. Fakat Ebu Cehil,
- Dokunmayınız, Hamza haklıdır. Yeğenine kötü sözler söyledim, dedi.
Hamza , oradan yarıldıktan sonra, Ebu Cehil etrafındakilere;
- Aman, ona ilişmeyiniz! Bize kızar da Müslüman olur. Bununla Muhammed
kuvvetlenir, dedi.
Hazret-i Hamza'nın Müslüman olmaması için, kafasının yarılmasına da razı
olmuştu. Hazret-i Hamza'nın hatırının sayıldığını, kuvvet ve kıymetini
bilirdi. Hamza, Peygamber efendimizin yanına gelip;
- Ya Muhammed! Ebu Cehil'den intikamını aldım. Onu, kana boyadım.
Üzülme, sevin! dedi. Sevgili Peygamberimiz cevap verdi:
- Ben, böyle şeylere sevinmem!..
- Seni sevindirmek, üzüntüden kurtarmak için, ne istersen yapayım!
- Ey amcam! Ben ancak senin iman etmen ve kıymetli bedenini Cehennem
ateşinden kurtarman ile sevinirim!
Bu sözler kalbini eritti Hamza'nın, hemen oracıkta Müslümanlığı kabul
etti ve hazret-i Hamza oldu... |