|
Onları size teslim etmem! |
|
|
|
|
Yazar Hanzala
|
|
Wednesday, 29 June 2005 |
Onlari size teslim etmem!
"Onları size
teslim etmem!"
Mekkeli müşriklerin elçileri olan gerek Amr bin As, gerekse Abdullah bin
Ebi Rebia'nın en çok arzu ettikleri şey, Hükümdar Necaşi'nin arzularına
uygun hareket etmesiydi...
Bu arada elçilerin rüşvet verdikleri patrikleri söz alıp, müşriklere
destek verdiler:
- Elçiler çok doğru söylediler. Bunların milletleri, onlarla daha iyi
meşgul olabilir, onların neyi beğenip beğenmediklerini daha iyi takdir
ederler. Onun için siz bu adamları teslim ediniz de, bunlar onları
memleketlerine ve milletlerine götürsünler.
Melik Necaşi bu sözlere çok kızdı:
- Hayır! Ben bu adamları dinlemeden teslim etmem... Bana iltica eden,
memleketime gelen adamlara hıyanet edemem. Bunlar, beni başkasına tercih
etmiş ve benim ülkeme gelmişlerdir. Onun için, gelen muhacirleri sarayıma
davet eder, onlara bu adamların söyledikleri sözlere karşı ne
diyeceklerini sorar, cevaplarını dinlerim. Eğer muhacirler, bunların
dedikleri gibi iseler, onları gelenlere verip, kendi milletlerine iade
ederim. Öyle değilse onları korur, üklemde kaldıkça iyilik ederim...
Olayın seyri böylece Müslümanların tarafına dönmüş oldu...
Hükümdar Necaşi, boş insan değildi. Daha önceleri semavi kitapları
incelemişti. Muhammed aleyhisselamın gelme zamanının yakın olduğunu,
kavminin O'na yalancı deyip inanmayacaklarını ve Mekke'den çıkaracaklarını
biliyordu.
Necaşi, Mekkeli elçilere sordu:
- İnandıkları kimdir?
-Muhammed'dir.
- O'nun dini ve mezhebi nedir ve neye davet eder?
- O'nun mezhebi yoktur.
- Mezhebini ve dinini bilmediğim, bana sığınan bir topluluğu nasıl
teslim ederim? Meclis kuralım. Onları da getirelim. Sizlerle
yüzleştirelim. Hepinizin durumu belli olsun. Onların da dinini bileyim...
Necaşi, Müslümanları saraya davet etti. Huzura girerken selam verdiler
secde de etmediler. Necaşi onlara sordu:
- Neden secde etmediniz?
- Biz, Allahü teâlâdan başkasına secde etmeyiz. Peygamber efendimiz
bizi, Allahü teâlâdan başkasına secde etmekten men edip; "Secde, yalnız
Allahü teâlâya mahsustur" buyurdu.
- Ey huzuruma getirilmiş olan topluluk! Bana söyleyiniz. Ülkeme ne için
geldiniz? Haliniz nedir?
Hz. Ca'fer cevap verdi:
- Ey Hükümdar! Ben önce üç soru soracağım. Sorularıma doğru cevap
versinler... Biz, yakalanıp efendilerimize iade edilecek köleler miyiz?
- Hayır! Sizler köle değil, hürsünüz.
- Acaba biz haksız yere bir kimsenin kanını mı döktük de, kanı
dükülenlere iade edileceğiz
- Hayır, bir damla bile kan dökmediniz.
- Başkasının mallarından haksız yere aldığımız, üzerimizde ödemekle
mükellef olduğumuz mallar mı vardı?
- Hayır.
Bu sözler üzerine Necaşi dayanamayıp elçilere sordu:
- O halde siz bunlardan ne istiyorsunuz?
- Onlar ile biz, bir dinde ve bir yolda idik. Onlar, bunları bıraktılar.
Muhammed'e ve dinine uydular. |
|