|
Yazar Hanzala
|
|
Wednesday, 29 June 2005 |
Allah bizimle beraberdir
"Allah bizimle beraberdir"
Müdlicoğulları Kudeyd'de, toplandılar. Aralarında Süraka bin Malik de
vardı. O sırada Kureyş'in adamlarından biri gelip, Süraka'ya; "Ey Süraka!
Yemin ederim ki, ben az önce, sahile doğru giden üç kişilik bir kafile
gördüm. Onlar herhalde Muhammed ile Eshabıdır" dedi.
Süraka, durumu anladı. Fakat, ortaya çok fazla mükafat konulduğu için,
bunu tek başına elde etmek istiyordu. Bu sebeple başkasının haberdar
olmasını arzu etmiyordu. "Hayır, o senin gördüğün kimseler, filan
kişilerdir. Biraz önce geçmişlerdi. Onları biz de gördük" diyerek, önemli
bir şey yokmuş gibi konuştu.
Süraka bin Malik, biraz daha bekledi. Dikkat çekmeden evine geldi.
Hizmetçisine, atını ve silahını alıp vadinin arkasında kendisini
beklemesini söyledi. Orada atına binip koşturmağa başladı. Yoluna devam
ederek, nihayet izlerini buldu.
Yaklaşınca birbirlerini iyice görebiliyorlardı. Hatta Süraka, Peygamber
efendimizin okuduğu Kur'an-ı kerimi bile işitiyordu. Fakat, Resul-i ekrem
arkalarına hiç bakmıyorlardı.
Hazret-i Ebu Bekir geriye bakınca, Süraka'yı görüp, telaşa kapıldı.
Peygamber efendimiz ona, mağaradaki gibi; "Üzülme, Allahü teâlâ bizimle
beraberdir" buyurdu.
Süraka, Peygamber efendimize saldırabilecek kadar yaklaştı. "Ya Muhammed!
Seni, bugün benden kim koruyacak!" dedi. Server-i alem efendimiz de;
"Beni, Cebbar ve Kahhar olan Allahü teâlâ korur" cevabını verdi.
O sırada Süraka'nın atı, iki ön ayaklarıyla dizlerine kadar yere battı.
Bundan kurtulup, tekrar saldırmaya teşebbüs edince, atının ayakları yine
yere saplandı. Süraka, atını ne kadar zorladıysa da, onu bir türlü
kurtaramadı. Başka yapacağı hiçbir şey yoktu.
Çaresiz kalınca, şefkat ve merhamet sahibi olan Resulullah efendimize
yalvarmaya başladı. Bütün olgunlukları ve iyi ahlakı kendisinde toplayan,
üstün ahlak ve yaratılış üzere olan Peygamberimiz onun bu dileğini kabul
etti.
Süraka; "Ya Muhammed! Muhafaza olunduğunu anladım. Dua et de kurtulayım.
Bundan sonra sana asla zarar vermem. Senin peşine düşenlere de senden hiç
bahsetmiyeceğim" diyordu.
Kainatın efendisi; "Ya Rabbi! Eğer o sözünde doğru ve samimi ise, atını
kurtar" diye dua edince, Allahü teâlâ bu duayı kabul buyurdu.
Süraka bin Malik'in atı, ancak bu duadan sonra çukurdan kurtulabilmişti.
Süraka, hayretler içerisinde kaldı ve bütün bu olup bitenlerden, Muhammed
aleyhisselamın daima korunmakta olduğunu anladı. Pek çok şeye şahid
olmuştu.
Sonunda; "Ya Muhammed! Ben Süraka bin Malik'im! Benden asla şüpheniz
olmasın. Size söz veriyorum. Bundan sonra beğenmediğiniz hiçbir işi
yapmıyacağım. Kavmin, seni ve arkadaşlarını yakalayana çok mükafat
vereceğini va'detti" dedi ve Kureyş müşriklerinin yapmak istediklerini
birer birer anlattı.
Hatta, onlara yol azığı ve binmek için deve vermek istediyse de, sevgili
Peygamberimiz kabul etmedi ve ona: "Ey Süraka! Sen İslâm dinini kabul
etmedikçe, ben de senin deveni ve sığırını arzu etmem, istemem. Sen bizi
gördüğünü gizli tut, yeter" buyurdu.
Süraka bundan sonra izi üzerine geri döndü. Başından geçenleri
karşılaştığı kimselere de anlatmadı...(Süraka daha sonra Müslüman olmakla
şereflendi.) |
|