|
Yazar Hanzala
|
|
Wednesday, 29 June 2005 |
Medine devri
Medine devri
Hicretle, sevgili Peygamberimizin, bi'setin on üçüncü yılının 12
Rebi'ul-evvel'inde, miladi 622 senesinde başlayıp on sene sürecek olan
Medine devri başladı...
Peygamber efendimiz, Halid bin Zeyd Ebu Eyyüb el-Ensari hazretlerinin
evine teşrif edince, alt katta oturmayı tercih ettiler ve buraya
yerleştiler. Böylece Kainatın efendisini ağırlama ve evinde bulundurma
şerefi bu mübarek zata nasib oldu.
Hazret-i Halid şöyle anlattır:
Bir gün; "Anam-babam size feda olsun ya Resulallah! Benim yukarıda
oturmama, sizin de alt katta bulunmanıza gönlüm razı olmuyor. Bu bana çok
ağır geliyor. Ne olur zat-ı alinizin yukarıda, bizim de alt katta
oturmamıza müsaade buyurunuz" dedim.
Bunun üzerine; "Ey Ebu Eyyüb! Evin alt katında bulunmamız bize daha
münasip ve elverişlidir" buyurdular. Gelen ziyaretçilerle daha rahat
görüşme düşüncesiyle, alt katta kalmayı uygun gördüler...
Biz de evin üst katında bulunduk. Bir gün su testimiz kırıldı. Dökülen
suların Resulullah'ın üzerine damlayıp rahatsız olmasından korkarak,
hanımımla, örtüneceğimiz tek kadife yorganımızı hemen suyun üzerine
bastırdık ki, bir damla bile alt kata damlamasın...
Resulullah efendimize daima akşam yemeği yapıp, gönderirdik. Yine bir
gece, yapıp gönderdiğimiz soğanlı veya sarmısaklı yemeği Resulullah geri
çevirmişti. Onda elinin izini göremeyince, feryad ederek yanına gidip
üzüntümü arz ettim:
- Bu sebzede bir koku hissettim. Ondan yemedim. Ben, melekle konuşan bir
kişiyim, buyurdu.
- O yemek haram mıdır? diye sordum.
- Hayır! Fakat ben kokusundan dolayı ondan hoşlanmadım, buyurunca;
- Sizin hoşlanmadığınız şeyden ben de hoşlanmam! dedim.
- Siz onu yiyiniz, buyurdular.
Bunun üzerine biz de ondan yedik ve bir daha o sebzeden Resulullaha yemek
yapmadık.
Yine bir defasında Resulullah efendimizle Ebu Bekir'e yetecek kadar yemek
hazırlayıp, huzurlarına götürdüm. Resulullah;
- Ya Eba Eyyüb! Ensar'ın eşrafından otuz kişiyi davet et, buyurdu.
Ben, yemeğin azlığını ve belki Resul-i ekrem bu yemeği çok zannettiler
diye düşünürken, tekrar;
- Ya Eba Eyyüb! Ensarın eşrafından otuz kişiyi davet et, buyurdular.
Binlerce düşünce içinde Ensar'dan otuz kişi davet ettim, geldiler. O
yemekten yediler, doydular. Bir mucize olduğunu anlayıp, gelenlerin
imanları kuvvetlendi ve bir daha bi'at ettiler. Gittiler. Sonra; "Altmış
kişi davet et" buyurdular.
Ben, mucize olarak yemeğin azalmadığını gördüğümden, daha ziyade sevinerek
altmış kişiyi Resulullah'ın huzuruna davet ettim.
Geldiler, o yemeklerden yediler. Hepsi, Resulullah'ın mucizesini tasdik
ederek döndüler.
Ardından; "Ensardan doksan kişi çağır" buyurdular. Çağırdım, geldiler.
Resulullah'ın emri üzerine onar onar sofraya oturup, yediler; hepsi de bu
büyük mucizeyi görüp, gittiler.
Böylece yüz seksen kişi yemek yedi. Yemek ise benim götürdüğüm kadardı ve
hiç el sürülmemiş gibi duruyordu." |
|