|
Yazar Hanzala
|
|
Wednesday, 29 June 2005 |
Ya Rabbi, onları kurtar!
"Ya Rabbi, onları kurtar!"
Bedir'de esir alınıp daha sonra da Müslüman olan Hz. Velid bin Velid bir
müddet sonra, Mekke'ye kardeşlerinin yanına gitti. O zaman Halid bin
Velid;
"Madem, Müslüman olacaktın. Kurtuluş fidyesi ödemeden olsaydın? Babamızdan
kalan hatırayı elimizden çıkardın. Niçin böyle yaptın?" diye sorunca;
Kureyşlilerin; "Esarete dayanamadığı için Müslüman oldu" demelerinden
korktum" cevabını verdi.
Bu cevaba çok sinirlenen kardeşleri onu, Mahzum oğullarından bazı
Müslümanlarla, Iyaş bin Ebi Rebia ve Seleme bin Hişam'ın yanına
hapsettiler.
Hz.Velid bin Velid, iman ettiği için senelerce hapis yattı. İslâmiyet'in
azılı düşmanlarından amcası Hişam ile müşrik akrabalarından çok zulüm ve
işkence gördü.
Resul-i ekrem efendimiz, müşriklerin zulmüne uğrayan Iyaş bin Ebi Rebia
ile Ebu Seleme bin Hişam ve Velid için şöyle dua ettiler: "İlahi! Velid
bin Velid'i, Seleme bin Hişam'ı, Iyaş bin Rebia'yı ve diğer mü'minleri
kurtar. İlahi, Mudar'ı (Kureyş'i) daha beter eyle!. Bu yılları onlara
Yusuf'un yıllarına benzet."
Hz.Velid, Resulullah efendimizin duası bereketiyle bir fırsatını bulup,
bağlı bulunduğu yerden kaçtı. Medine-i münevvereye gelip, sevgili
Peygamberimize kavuştu. Habibullah efendimiz, Iyaş bin Rebia ile Seleme
bin Hişam'ın halini sorunca, onların ayaklarından birbirlerine bağlı
olduklarını, şiddetli azab ve işkenceler altında kıvrandıklarını haber
verdi.
Kainatın sultanı, onların haline çok üzülüp, kurtarılma çarelerini aradı.
Kimin kurtarabileceğini sorunca, senelerce işkence altında kalmasına
rağmen, Velid, büyük bir cesaret ve aşkla; "Ya Resulallah! Onları ben
kurtarırım, sana getiririm" diye cevap verdi.
Tekrar Mekke'ye gelip, işkence gören Müslümanların yerini, onlara yiyecek
götüren bir kadını takib ederek öğrendi. İkisi de tavansız bir binada
hapisti. Hz.Velid gece, ölümü göze alarak büyük bir cesaretle duvardan
inip, arkadaşlarının yanına vardı.
İman etmekten başka bir suçları olmayan iki mazlum, müşriklerce bir taşa
bağlanıp; Arabistan'ın çöl havasındaki yakıcı sıcağında, her türlü zulme
uğratılıyordu.
Velid, bu mübarek kardeşlerini kurtarıp, devesine bindirdi. Kendisi de
yayan, yalın ayak Medine-i münevvereye, çok sevdiği Resulullah'ın yanına
bir an önce varmak için yola çıktı. Onu çölün kavurucu sıcağı değil,
Alemlerin efendisine kavuşmak aşkı yakıyordu.
Medine'ye aç, susuz, yalın ayak, üç günde geldi. Parmakları, taşların
tahribatından param parça olmuştu. Hz. Velid bin Velid, kan revan içinde
çok sevdiği Habibullah'a kavuştu.
Bedir zaferi, Müslümanları büyük bir sevince garketti. Müşrikler ise büyük
bir üzüntü ve hüsrana düşmüşlerdi.
Habeşistan meliki Necaşi de Resulullah efendimizin muzaffer olduğunu
işitince, hemen ülkesindeki Eshab-ı kiramın yanına gidip; "Allahü teâlâya
hamdolsun ki, Resulünü Bedir'de muzaffer edip, zafer ihsan eyledi" diyerek
müjde verdi. Hepsine hediye ve ikramlarda bulundu. |
|