"Kimi bulursan getir"
Hazret-i Ali'nin yakınları gidip, düğün işini Peygamber efendimizin dadısı
Ümmü Eymen'e söylediler. Ümmü Eymen de; "Bu husus için sizin gelmeniz
lazım değildir. Biz ezvac-ı tahirat ile ittifak edip, size haber veririz.
Zira bu hususta hatunların sözü dinlenir" dedi. Ümmü Eymen, bu hali
Resulullahın hanımlarına söyledi. Diğer hanımlar, hazret-i Aişe'nin
hanesine geldiler. Hazret-i Hadice'yi anarak; "Eğer o hayatta olsaydı,
bize bir endişe olmaz idi" dediler.
Resulullah efendimiz ağladı ve buyurdu ki: "Hadice gibi hatun hani? Halk
beni yalanlarken o tasdik etti ve bütün malını benim yoluma sarf etti.
Din-i İslâm'a çok yardım etti. Hayatında, Hak teâlâ bana emretti ki,
Hadice'ye müjde ver: Cennet'te onun için zümrütten bir köşk yapılmıştır."
Resulullah efendimizin hanımları, hazret-i Ali'nin muradını arz ettiler.
Bunun üzerine Resulullah efendimiz, Ümmü Eymen'e, hazret-i Ali'yi davet
etmesini emretti. Hz. Ali gelince, meclisteki hanımlar kalkıp gittiler.
Hazret-i Ali başını önüne eğip oturdu. Resulullah; "Zevceni ister misin ya
Ali?" buyurdu.
Hz. Ali; "Evet ya Resulallah! Anam ve babam sana feda olsun" dedi. Resul-i
ekrem efendimiz, Esma binti Umeys'e; "Git, Fatıma'nın evini hazırla!"
buyurdu.
Esma, hazret-i Fatıma'nın gelin gideceği eve gitti. Bir minder yeni
meşinden, bir minder yamalı meşinden, bir minder de hasırdan yapıp,
içlerini hurma lifi ile doldurdu. Resulullah efendimiz yatsı namazından
sonra Fatıma'nın evine gelip yapılanları gözden geçirdi.
Peygamberimiz, hazret-i Ali'nin getirdiği paranın üçte ikisiyle yiyecek,
süs ve koku gibi şeyler; üçte biriyle de giyecek alınmasını emrettiler ve
ev eşyasını tamamlattılar. Hazret-i Fatıma'nın çeyizi ve ev eşyasında
şunlar vardı:
Esma binti Umeys'in hazırladığı üç minder, saçaklı bir halı, içi hurma
lifi ile doldurulmuş bir baş yastığı, iki tane el değirmeni, bir su
kırbası, topraktan yapılmış bir su testisi, meşinden yapılmış bir su
bardağı, bir havlu, bir elek, dabağlanmış bir koç postu, eskiyip tüyü
dökülmüş alacalı bir Yemen halısı, hurma yaprağından örülmüş bir sedir.
Yemen işi iki alacalı elbise, bir kadife yorgan.
Hazret-i Ali bundan sonrasını şöyle anlattı: "Beş dirhemle hurma, dört
dirhemle yağ aldım. Resulullah'ın huzuruna getirdim. Deriden bir sofra
istedi. Hurma, un, yağ ve yoğurdu mübarek eli ile karıştırıp, bir çeşit
yemek yaptı ve; "Ya Ali! Var, kimi bulursan getir" buyurdu. Ben dışarı
çıktım, pek çok insan gördüm, hepsini davet ettim ve içeri girip; "Ya
Resulallah! Halk çoktur" diyerek arz eyledim.
Alemlerin efendisi; "Onları onar onar içeri getir, yemek yesinler"
buyurdu. Öyle yaptım: Hesab ettiler, erkek ve kadından yedi yüz kimse
yemek yemişler ve doymuşlardı." Hazret-i Ali'nin ve Fatıma'nın velimesi
yenildikten sonra, Ümmü Eymen'in bildirdiğine göre, Peygamber efendimiz
hazret-i Ali'ye; "Ya Ali, kızım Fatıma gelin olarak evinize gitti. Ben de
akşam namazından sonra gelip dua edeceğim. Beni bekleyin." buyurdu.
Hazret-i Ali eve gelince, bir köşeye oturdu. Hazret-i Fatıma da evin diğer
bir köşesine oturdu. Sonra Resulullah efendimiz gelip kapıyı çaldı. Ümmü
Eymen kapıyı açtı. Resulullah; "Kardeşim burada mı?" buyurdu. Ümmü Eymen;
"Anam-babam sana feda olsun ya Resulallah! Kardeşiniz kimdir? dedi.
Resulullah efendimiz; "Ali bin Ebi Talib'dir" buyurdu. |