|
Yazar Hanzala
|
|
Wednesday, 29 June 2005 |
Sakın ona isyan etme!
"Sakın ona isyan etme!"
Düğün evinde, sadece Resulullah efendimiz, Hz. Ali, Hz. Fatıma, Ümmü Eymen
ve Esma binti Umeys vardı.
Efendimiz, bir kabla su getirttiler. Mübarek ellerini yıkadılar. Suyun
içine de bir miktar misk döktüler. Sonra hazret-i Fatıma'yı çağırdılar.
Hz. Fatıma utancından elbisesine bakıyordu. Resulullah efendimiz sudan bir
miktar alıp, Fatıma'nın göğsüne, başına ve sırtına serpti ve; "Allahümme
inni e'izuha bike ve zürriyetiha min-eş-şeytan-ir racim (ya Rabbi! Onun ve
zürriyetinin racim olan, taşlanan şeytanın şerrinden muhafazası için sana
sığınırım)" diye dua ettiler.
Sonra hazret-i Ali'ye de aynısını yapıp; "Allahümme barik fihima ve barik
aleyhima ve barik lehüma fi neslihima" diye dua ettiler. İhlas ve
Mu'avvizeteyn (Felak ve Nas) surelerini okuyup; "Allahü teâlânın ismi ve
bereketi ile ehlinin yanına gir" buyurdular. Sonra mübarek elleriyle
kapının iki kanadını tutup, bereket ile dua ettiler ve oradan ayrıldılar.
Hazret-i Ali düğünden sonrasını şöyle anlattı:
Düğünümüzden dört gün sonra Resullulah efendimiz, hanemizi teşrif eyledi.
Gönülleri alan, hikmet dolu sözleri ile bize nasihat ettiler ve buyurdular
ki: "Ya Ali! Su getir!" Kalktım su getirdim. Bir ayet-i kerime okudu ve;
"Bu sudan biraz iç. Bir miktar kalsın" buyurdu. Öyle yaptım. Kalan suyu,
başıma ve göğsüme serpti. Tekrar; "Su getir" buyurdu. Yine su getirdim.
Bana yaptığı gibi, Fatıma'ya da yaptı. Sonra beni dışarı gönderdi.
O dışarı çıktıktan sonra kızına, hazret-i Ali hakkında sual eyledi. Fatıma
dedi ki: "Babacığım, bütün kemal sıfatlar kendisinde mevcuttur. Lakin,
bazı Kureyş hatunları bana; "Senin erin fakirdir" diyorlar" deyince,
Resulullah efendimiz buyurdu ki: "Ey kızım! Senin baban ve helalin fakir
değildir. Bütün yer ve gök hazine ve definelerini bana arz ettiler. Kabul
etmedim. Allahü teâlânın katında makbul olanı kabul ettim. Ey kızcağızım!
Eğer benim bildiğimi, sen bilseydin, dünya senin nazarında hor ve aşağı
olurdu. Allahü teâlânın hakkı için, erin, İslâma girmede Eshabın önderi,
ilim bakımından en derinidir. Ey kızım! Allahü teâlâ Ehl-i beytten iki
kimse ihtiyar etti, seçti... Biri baban ve biri helalindir. Zinhar ona
isyan eyleme ve emrine muhalefet etme!"
Fahr-i kainat efendimiz, kızına nasihat ettikten sonra, hazret-i Ali'yi
davet etti. Ona da Fatıma'yı ısmarladı; "Ya Ali! Fatıma'nın hatırına
riayet eyle. O benden bir parçadır. Onu hoş tut. Eğer onu üzersen, beni
üzmüş olursun" buyurdu. İkisini de Allahü teâlâya ısmarladı.
Sonra kalkıp gitmeye azimet etmişti ki, Hz.Fatıma; "Ya Resulallah!
İçerinin hizmetini ben görürüm. Dışarısının hizmetini de Ali görür. Bana
bir hizmetçi ihsan ederseniz, bazı işlerimde yardımcı olur. Beni memnun
edersiniz" dedi. Resulullah efendimiz buyurdu ki: "Ey Fatıma! Sana
hizmetçiden daha iyi bir şey mi, yoksa hizmetçi mi ihsan edeyim?" Fatıma
validemiz; "Hizmetçiden iyisini ihsan eyle" dedi.
Resululah efendimiz; "Her gün yatarken otuz üç kere Sübhanallah, otuz üç
kere Elhamdülillah, otuz üç kere Allahü ekber, bir kere de La ilahe
illallahü vahdehu la şerike leh. Lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve ala
külli şey'in kadir, söyle. Hepsi yüz kelimedir. Kıyamette bin hasene
(iyilik) bulursun. Mizanda hasenatın ağır gelir" buyurdu. Sonra Peygamber
efendimiz, kerimelerinin evinden ayrılıp, hane-i saadetlerine gittiler. |
|