|
Hanzalayı melekler yıkadı |
|
|
|
|
Yazar Hanzala
|
|
Wednesday, 29 June 2005 |
Hanzala'yı melekler yıkadı
Hanzala'yı melekler yıkadı
Uhud Savaşı bütün şiddetiyle devam ediyor... Müslümanlar bütün güçleri ile
hücumdalar... Bu arada, Müslümanların safında, kılıcının kınını kırıp;
"Ölmek, kaçmaktan çok daha iyidir!" diyerek, müşriklerin arasına yalın
kılıç dalan Kuzman, nice yiğitlikler, kahramanlıklar gösterdi. Tek başına
yedi-sekiz müşriki öldürdü. Sonunda yaralanıp yere düştü.
Eshab-ı kiram, onun bu kahramanlığına şaşıp, Peygamber efendimize
bildirince; "O cehennemliktir" buyurdular. Müslümanlar bu ifadeye çok
şaşırdılar. Katade bin Nu'man hazretleri, Kuzman'ın yanına varıp; "Ey
Kuzman! Şehadet sana mübarek olsun!" deyince, Kuzman; "Ben din gayreti
için değil; Kureyşlilerin Medine'ye gelip, hurmalığımı harab etmemeleri
için döğüştüm!" dedi. Sonra ok ile bilek damarlarını delip, intihar etti.
Peygamber efendimizin; "O cehennemliktir!" buyurmasının hikmeti böylece
anlaşıldı.
Savaşın başından beri, başta alemlerin efendisi sevgili Peygamberimiz
olmak üzere, bütün Eshab-ı kiram büyük bir mücadele verdiler. Şiddetli
taarruzlar ile müşrik ordusunu geriye püskürttüler. Taştan, ağaçtan
yaptıkları ve "Lat, Uzza, Hübel!" diye taptıkları putlardan fayda ve
yardım isteyen müşrik güruhu, Müslümanların bu kahramanlıkları karşısında
bozulup kaçmaya başladı. Onları harbe teşvik etmek için gelen kadınlar,
feryatlar kopararak kaçan askerlere yetişmeye çalışıyorlardı.
Kureyşli müşrikler, harp meydanını terk edip yanlarında getirdikleri
malları bırakıp Mekke'ye doğru kaçmaya başlayınca, İslâm askerleri
sevinerek, Allahü teâlânın kendilerine vaad ettiği zafere kavuştukları
için hamdettiler. Sayı ve kuvvetçe kat kat üstünlüklerine rağmen
müşrikler, Müslümanlar karşısında perişan olmuşlardı. Birbirlerini
çiğneyerek kaçıyorlardı...
Bu hengamede yeni evlenen Hanzala bin Ebu Amir hazretleri, atı ile kaçmaya
çalışan müşrik ordusunun başkumandanı Ebu Süfyan'a yetişti. Atının
bacaklarına kılıç vurarak atı yere çökertti. Yere düşen Ebu Süfyan, bütün
gücüyle; "Ey Kureyşliler!.. Yetişin!.. Ben Ebu Süfyan'ım! Hanzala beni
kılıçla doğramak istiyor!.." diye feryada başladı.
Onunla birlikte kaçmaya çalışan müşrikler, bu hali gördükleri halde can
derdine düşmüşler, kumandanları ile ilgilenmemişlerdi. Ancak, o anda
hazret-i Hanzala'nın hemen arkasında bulunan Şeddad bin Esved müşriki,
mızrağını Hanzala'nın arkasına sapladı.
Hazret-i Hanzala; "Allahü ekber!" diyerek bir hamle yapmak istediyse de
yere yığılıp şehid oldu ve mübarek ruhu Cennet'e uçtu. Resul-i ekrem
efendimiz; "Ben, Hanzala'yı, meleklerin, gökle yer arasında, gümüş bir
tepsi içinde yağmur suyu ile yıkadıklarını gördüm" buyurdu.
Ebu Üseydi şöyle anlattı: "Resulullah'ın bu sözünü işitince, Hanzala'nın
yanına vardım. Başından yağmur suyu damlıyordu. Dönüp bunu Resul-i ekreme
haber verdim. Hazret-i Hanzala'ya, "Gasil-ül-melaike" dediler." Hz.
Hanzala, çok acele olarak, aniden yola çıkan orduya katılabilmek için,
gusül abdesti almaya vakit bulamamıştı. Bunun için melekler kendisine
gusül abdesti aldırmışlardı. |
|