|
Yazar Hanzala
|
|
Wednesday, 29 June 2005 |
Bi'r-i Maune vak'ası
Bi'r-i Maune vak'ası
Yine aynı yılın Safer ayında, Arabistan'ın Necd bölgesinden Ebu Bera
geldi. Necd'de
İslâm'ın tanıtılması için, Eshab-ı kiramdan birkaç tanesini oraya
göndermesini Resulullahtan istedi. Sevgili Peygamberimiz; "Göndereceğim
kimseler hakkında, Necd halkından emin değilim!" buyurdular.
"Onlara kimse zarar veremez" sözü üzerine, Alemlerin efendisi, bu kesin
taahhüdü kabul buyurup, Eshab-ı Suffa'dan yetmiş kişilik bir hey'et
hazırladı ve Münzir bin Amr hazretlerinin kumandasında yola çıkardı.
Kendisinin ve kabilesinin İslâmiyet'le şereflenmesini isteyen Ebu Bera,
Eshab-ı Suffa'dan önce yola çıkıp, kabilesine gelerek, hey'eti himayesine
aldığını, onlara hiç kimsenin dokunmamasını tenbih etti.
Yeğeni Amir bin Tufeyl kabul etmedi. Üç kabilenin adamlarını
silahlandırarak başlarına geçti ve Bi'r-i Maune'ye gelen Eshab-ı kiramı
kuşattı.
Sahabiler biri hariç hepsi şehid edildi. Bu mübarek Eshabın son sözleri;
"Ya Rabbi! Şu anda Resulullah'a durumumuzu haber verecek senden başkası
yoktur. O'na selamımızı bildir!" dediler.
O anda Cebrail aleyhisselam son derece üzgün bir halde, Peygamber
efendimize gelip, selamlarını ulaştırdı ve; "Onlar, Allahü teâlâya
kavuştular. Allahü teâlâ onlardan razı oldu, onlar da Allahü teâlâdan razı
oldu" dedi.
Sevgili Peygamberimiz de; "Aleyhimüsselam" diye cevap verdikten sonra, çok
üzüntülü olarak Eshab-ı kirama döndüler; "Kardeşleriniz, müşriklerle
karşılaştılar. Müşrikler, onları kesip biçtiler, mızraklarla delik deşik
ettiler..." buyurarak, durumu haber verdiler.
Bu hadisede düşmanla çarpışırken, Amir bin Füheyre hazretlerinin sırtına,
Cebbar adlı biri mızrağını saplamıştı: O anda hazret-i Amir; "Vallahi,
Cennet'i kazandım!" demiş, Cebbar'ın ve diğer müşriklerin gözleri önünde
gökyüzüne doğru çekilmişti. Bu hadise üzerine daha sonra onu şehid eden
Cebbar Müslüman olmuştu.
Peygamber efendimiz, "Reci'" ve "Bi'r-i Maune" hadiselerine çok üzüldüler.
Bu elim hadiseyi yapan kabilelere, bela için bir ay her namazdan sonra dua
ettiler. Allahü teâlâ, Resulünün duasını kabul buyurdu. O kabilelere
müthiş bir kuraklık ve kıtlık verdi. Sonra bulaşıcı bir hastalıkla yedi
yüz kişi öldü. |
|