|
Münafıkların hali bildirildi |
|
|
|
|
Yazar Hanzala
|
|
Wednesday, 29 June 2005 |
Münafıkların hali bildirildi
Münafıkların hali bildirildi
Hendek savaşına hazırlık için hendek kazılırken, münafıklar gizliden
gizliye Allahın Resulü ve vadettikleri ile alay ediyorlardı. Bir fırsat
bulup, bahane uydurup hendek kazmaktan kaçıyorlardı.
Bunların bu halini Cenabı Hak, ayet-i kerime göndererek, Habibine ve onun
Eshabına bildirdi.
Münafıklar için inen ayet-i kerimelerde mealen buyruldu ki:
"Allahü teâlânın Resulünün davetini, kendi aranızda birbirinizi davetiniz
gibi tutmayın, davetine hemen koşun ve izinsiz ayrılmayın! İçinizden,
birbirinizi siper ederek gizlice kaçanlarınızı, Allahü teâlâ muhakkak
biliyor.
O'nun emrinden uzaklaşıp gidenler, dünyada fitneye, ahırette de elem
verici bir azaba uğramaktan sakınsınlar!
Dikkat ediniz! Göklerde ve yerde ne varsa, hepsi de Allahü teâlânındır. O,
sizin, hangi inanç üzerinde (mü'min veya münafık) olduğunuzu ve (münafık
ve kafirlerin) kendisine döndürülecekleri kıyamet gününü de biliyor.
Allahü teâlâ onların dünyada yaptıklarını kendilerine haber verecektir.
Allahü teâlâ her şeyi bilir." (Nur suresi: 63,64)
Hendeği kazma işine başlayalı altı gün olmuştu. Herkes işini, kendine
düşen miktar kadar hendeği layıkıyla bitirmişti.
Ancak bir yer, zaman yetmediği için geniş ve derin kazılamamıştı.
Peygamber efendimiz burası için endişelerini belirttiler; "Müşrikler,
buradan başka bir yerden geçemezler" buyurdular. Buraya nöbetçiler
koydular.
Müşrik ordusunun Medine'ye çok yaklaştığı sırada, Yahudi Nadiroğullarının
reisi Huyey, Kureyş ordu kumandanına; "Medine'deki Kureyza Yahudilerinin
Müslümanlarla antlaşma halinde olduklarını, ancak onların reisi Ka'b bin
Esed'i aldatıp, kendi saflarına çekebileceğini bildirdi.
Kumandan da; "Ey Huyey! Hemen Ka'b bin Esed'e git. Müslümanlar ile
yaptıkları antlaşmayı bozup bize yardım etsinler" dedi.
Bu antlaşmanın maddelerinden biri, "Medine'ye bir düşman ordusu taarruz
ederse, Müslümanlarla birlik olup, düşmana karşı koymak" idi.
Yahudi Huyey, müşrik ordusundan ayrılıp, gece, beni Kureyza reisi Ka'b'in
evine geldi. Kapıyı çalıp kendisini tanıttı ve;
"Ey Ka'b! Kureyş'in bütün ordusunu, Kinane ve Gatafanoğulları gibi nice
kabileleri on bin kişilik bir ordu halinde getirmiş bulunuyorum. Artık
Muhammed ve Eshabı kurtulamıyacaktır. Onları tamamen imha edinceye kadar,
Kureyşlilerle buradan ayrılmamağa yemin ettik!.." dedi.
Ka'b; "Muhammed ve Eshabı öldürülemez de, Kureyş ve Gatafanlar ülkelerine
dönüp gider ise, burada yalnız kalırız. Sonunda hepimizi öldürürler diye
korkuyorum!.." diye endişesini bildirdi.
Huyey; "Bu korkunun gitmesi için Kureyş ve Gatafanlardan yetmiş kişi rehin
istersin. Bu rehineler sende olduğu müddetçe, onlar buradan gidemezler.
Şayet yenilip giderlerse, ben sizin yanınızdan ayrılmam. Size gelen
felaket bana gelmiş olur" diyerek, Ka'b'ı sonra da diğer Yahudileri
aldattı.
Müslümanlarla olan muahedeyi yırttırdı. Böylece antlaşma bozulmuş oldu.
Huyey, müşrik ordusuna dönüp durumu anlattı. Beni Kureyza'nın,
Müslümanları arkadan vuracaklarını bildirdi. |
|