|
Yazar Hanzala
|
|
Wednesday, 29 June 2005 |
Davet Mektupları
Davet Mektupları
Nebiyy-i muhterem, Hudaybiye'den döndükten sonra, İslâm'ın bütün dünyaya
yayılmasını, insanların Cehennem azabından kurtulup, hakiki saadete
kavuşmasını arzu ediyordu. Zira O, bütün aleme, rahmet olarak
gönderilmişti.
Bu sebeple, çevredeki hükümdarlara elçiler gönderip, İslâm'a davet etmeyi
düşündüler. Dıhye-i Kelbi'yi , Rum; Amr bin Ümeyye'yi , Habeş; Hatib bin
Ebi Beltea'yı , Mısır hükümdarına sefir olarak vazifelendirdi. Ayrıca aynı
vazife ile Salit bin Amr'ı , Yemame'ye; Şüca'bin Vehb'i , İran hükümdarına
gönderdiler.
Bu elçiler, Eshab-ı kiramın en güzideleriydi. Suretleri ve sözleri en
güzel olanlarıydı. Her bir hükümdara, ayrı ayrı İslâm'a davet mektupları
yazıldı
Sevgili Peygamberimiz mektupların altını, gümüş yüzüğünün kaşında üç satır
halinde yazılı olan, "Allahü teâlânın Resulü Muhammed aleyhisselam" mührü
ile mühürledi.
Hükümdarlara gönderilecek elçiler, sabah, Peygamber efendimizin bir
mucizesi olarak, gidecekleri devletin lisanının öğrenmiş olarak kalktılar. |
|