Gerçeği söyleyince öldürdüler
Resulullahın elçisi Hz. Dıhye, Heraklius'u İslâm dinine davet etti:Dedi
ki:
"Ben seni İsa aleyhisselamın kendisine namaz kılmış olduğu Allahü teâlâya
iman etmeye davet ediyorum. Ben seni, önceden Musa aleyhisselamın, ondan
sonra İsa aleyhisselamın, geleceğini müjdeleyip haber verdiği şu ümmi
Peygambere imana davet ediyorum. Eğer, bu hususta bir şey biliyor, dünya
ve ahiret saadetini kazanmak istiyorsan, onları gözlerinin önüne getir.
Yoksa ahıret saadetini elden kaçrır, küfür ve şirk içinde kalırsın. Şunu
da iyi bil ki, senin Rabbin olan Allahü teâlâ zalimleri helak edici ve
nimetleri değiştiricidir" dedi.
Heraklius; "Ben, elime geçen bir yazıyı okumadan yanıma gelen bir alimden
bilmediklerimi sorup öğrenmeden bırakmam. Bundan ancak hayır ve iyilik
görürüm. Sen bana düşünüp hakikatı buluncaya kadar mühlet ver" dedi.
Heraklius, daha sonar hazret-i Dıhye'yi yanına çağırıp, baş başa konuştu.
Kalbindekini, şöyle açıkladı:
"Ben biliyorum ki, seni gönderen zat, kitaplarda geleceği müjdelenen ve
gelmesi beklenen ahır zaman peygamberidir. Yalnız, O'na uyarsam; Rumların
beni öldürmesinden korkuyorum. Seni, onların içinde en büyük alimleri ve
benden ziyade itibar gösterdikleri bir kimse olan Dagatır'a göndereyim.
Bütün hıristiyanlar ona tabidir. Eğer o iman ederse, Rumların hepsi iman
ederler. Ben de o zaman kalbimde olanı ve itikadımı açığa vururum."
Bundan sonra Heraklius, bir mektup yazarak Dıhye'ye verip, Dagatır'a
gönderdi. Resulullah efendimiz, Dagatır'a da mektup göndermişti. Dagatır,
mektupları okuyup, Peygamber efendimizin vasıflarını işitince, O'nun,
hazret-i Musa'nın ve hazret-i İsa'nın geleceğini haber verdikleri ahır
zaman peygamberi olduğunda hiç şüphe olmadığını söyledi ve iman etti.
Evine gitti, kapandı ve her Pazar yaptığı vazlara üç hafta çıkmadı.
Hıristiyanlar; "Dagatır'a ne oluyor ki, o Arabla görüştüğünden beri dışarı
çıkmıyor? O'nu istiyoruz!" diye bağırdılar.
Dagatır, üzerindeki siyah papaz elbisesini çıkardı. Beyaz elbise giydi,
elinde asası ile kiliseye geldi. Beldenin ahalisini topladıktan sonra
ayağa kalkarak; "Ey hıristiyanlar! Biliniz ki, bize Ahmed'den
(aleyhisselam) mektup geldi. Bizi hak dine davet etmiş. Ben açıkça biliyor
ve inanıyorum ki, O, Allahü teâlânın hak resulüdür" dedi.
Hıristiyanlar bunu işitince, Dagatır'ın üstüne yürüdüler ve döverek şehid
ettiler. Dıhye gelip, durumu Heraklius'a haber verdi. Heraklius;
"Ben sana söylemedim mi? Dagatır, hıristiyanlar katında benden daha
sevgili ve azizdir. Eğer duysalar beni de onun gibi katl ederler" dedi.
Heraklius, hazret-i Dıhye'ye birbirinden kıymetli hediyeler verdi. Ayrıca
Peygamber efendimize bir mektup yazdı. Mektubunu, hazırlattığı hediyeleri,
Dıhye ile sevgili Peygamberimize gönderdi. Heraklius Müslüman olmak
istemiş, fakat makam ve ölüm korkusundan iman etmemişti. Peygamber
efendimize yazdığı mektupta,
"Hazret-i İsa'nın müjdelediği Allah'ın Resulü Muhammed'e; Rum hükümdarı
Kayser'den! Elçin mektubunla birlikte bana geldi. Ben şehadet ederim ki,
sen Allah'ın hak resulüsün. Zaten biz, seni, İncil'de yazılı bulduk ve
hazret-i İsa, seni bize müjdelemişti. Rumları sana iman etmeye davet
ettimse de buna yanaşmadılar. Beni dinleselerdi muhakkak ki, bu onlar için
hayırlı olurdu. Ben senin yanında bulunup sana hizmet etmeyi ve ayaklarını
yıkamayı çok arzu ediyorum" deniyordu. |