|
Resulullahı zehirlemek istediler |
|
|
|
|
Yazar Hanzala
|
|
Wednesday, 29 June 2005 |
Resulullahı zehirlemek istediler
Resulullahı zehirlemek istediler
Yahudilerle antlaşma yapılmıştı. Bu sırada, memleketlerine dönen
Gatafanlılar, Yahudilere yardım için geri Hayber'e dönmüşlerdi.
Peygamber efendimizin Hayber'i fethedip Yahudileri teslim aldığını
gördükleri zaman; "Ey Muhammed! Sen, Hayber'i terkettiğimiz takdirde, bize
Hayber'in bir senelik hurmasını vermeyi vad etmiştin. Sözümüzde durduk.
Haydi bize onları ver!" dediler.
Efendimiz onlara; "Filanca dağ sizin olsun" buyurdular. Gatafanlılar da;
"Öyle ise biz, sizinle çarpışırız" diyerek tehdide yeltendiler. Resul-i
ekrem efendimiz de; "Çarpışma yerimiz Cenefa olsun" buyurdu. Cenefa,
Gatafanlıların bir bölgesinin ismi idi. Gatafanlılar bunu duyunca
korkularından çekilip gittiler.
Sevgili Peygamberimiz ve kahraman Eshabı, Hayber'in fethi esnasında çok
yorulmuşlardı. Bir taraftan yaralılar tedavi ediliyor, diğer yandan
dinleniyorlardı.
Yahudilerin ileri gelenlerinden Selam bin Mişken'in karısı Zeynep,
Peygamber efendimizi zehirleyerek öldürmek istedi. Bunun için, bir keçi
kesip pişirdi ve ete bol mikdarda zehir kattı.
Sonra, Resulullah efendimizin huzuruna çıkarak, hediye getirdiğini
söyledi. Resul-i ekrem efendimiz kabul edip, Eshabını çağırdılar. Hep
birlikte yemek için oturdular.
Alemlerin efendisi, keçinin kol kısmından bir parça koparıp;
"Bismillahirrahmanirrahim" diyerek mübarek ağızlarına aldılar. Birkaç defa
çiğnedikten sonra hemen mübarek ağızlarından çıkarıp; "Ey Eshabım! Bu
yemekten elinizi çekiniz! Zira şu kürek eti, zehirlenmiş olduğunu bana
haber verdi" buyurdular.
Sahabiler derhal ellerini yemekten çektiler. Fakat etten bir lokma yiyen
Bişr bin Bera hazretlerinin, hemen vücudu morardı ve şehid oldu.
Sevgili Peygamberimize Cebrail aleyhisselam gelip, mübarek tükürüklerine
karışan zehirin te'sirinden kurtulmak için, mübarek omuzları arasından
hacamat yaptırarak kan aldırmasını söyledi.
Öyle yapıldı. Sonra, zehirli kebab toprağa gömüldü. Bu işi yapan Zeynep,
yakalanarak huzura getirildi. Efendimiz ona; "Bu davar kebabını sen mi
zehirledin?" buyurdular.
O da, yaptığını itiraf ederek; "Evet! Ben zehirledim!" dedi. Peygamber
efendimiz; "Bunu niçin yapmak istedin!" diye sorduklarında; "Sen, benim
kocamı, babamı, amcamı öldürdün. Kendi kendime; "Eğer O, hakikaten
peygamber ise, Allah O'na bildirir. Değilse, bu zehir O'na te'sir eder ve
ölür. Böylece kendisinden kurtulmuş oluruz" dedim.
Eshab-ı kiram, bu hadiseye çok üzülmüştü. "Canımız sana feda olsun ya
Resulallah! Bunu öldürelim mi?" diye sorduklarında, kendi şahsına yapılan
her hakareti affeden Alemlerin efendisi, bunu da affetti.
Bu büyük merhameti gören Zeynep, Kelime-i şehadet getirerek Müslüman oldu. |
|