|
Ya Abdullah! niçin ağlıyorsun |
|
|
|
|
Yazar Hanzala
|
|
Wednesday, 29 June 2005 |
Ya Abdullah! niçin ağlıyorsun
"Ya Abdullah! niçin ağlıyorsun"
Mute savaşı için toplanan ve Efendimizin nasihatlarını dinleyen eshabın
arasında bulunan hazret-i Zeyd, Ca'fer ve Abdullah büyük bir sevince gark
olmuşlardı. Çünkü en büyük gayeleri Allahü teâlânın dinini yayarken şehid
olmaktı. Artık şehid olma müjdeleri verilmiş ve bunu bizzat kendi
kulakları ile işitmişlerdi.
Mücahidler hazırlıklarını bitirmişler, kumandanlarını bekliyorlardı.
Sevgili peygamberimiz, beyaz İslâm sancağını Zeyd bin Harise hazretlerine
teslim etti. Ona, Haris bin Ümeyr'in şehid edildiği yere kadar gitmesini
ve İslâm'ı tebliğ etmesini emretti. Kabul etmezlerse düşmanla çarpışmasını
emir buyurdular.
Abdullah bin Revaha hazretleri, yanındaki kumandan arkadaşlarıyla birlikte
vedalaştıkları sırada, ağladı. Arkadaşları; "Ey Abdullah! Ne için
ağlıyorsun?" diye sordular. Şair olan Abdullah bin Revaha ;
"Ağlamamın sebebi, değil dünya sevgisi,
Ve değildir vallahi, özleyeceğim sizi.
Asıl sebep şudur ki, Kur'an-ı kerimde,
Şöyle buyurmaktadır, Rabbimiz bir ayette:
"Muhakkak biliniz ki, sizlerin içinizden,
Hiçbir kimse yoktur ki, geçmesin Cehennem'den..."
İşittim bu ayeti, Resulullah okurken,
Cehennem'e uğrarsam, nasıl sabrederim ben!" dedi.
Arkadaşları; "Allahü teâlâ seni, sevgili kulları zümresine ilhak etsin,
salihlerden olasın!" diye dua ettiler. Sonra Abdullah bin Revaha
hazretleri; "Fakat ben, Allahü teâlâdan magfiret olunmak diliyorum. Bir
de, kanları fışkırtıp köpürten bir kılıç darbesiyle veya ciğer ve
barsaklarımı kasıp kavuran bir mızrak saplanmasıyla şehid olmak
istiyorum!.." dedi.
Ordu gitmeye hazırlandığı sırada, hazret-i Abdullah bin Revaha, Peygamber
efendimizin yanına varıp vedalaştıktan sonra;
"Ya Resulallah! Bana ezberliyeceğim ve aklımdan hiç çıkarmayacağım bir şey
tavsiye buyurur musunuz?" dedi.
Peygamber efendimiz ona; "Sen, yarın Allahü teâlâya pek az secde edilen
bir ülkeye varacaksın. Orada secdeleri, namazları çoğalt" buyurdu.
Abdullah bin Revaha; "Ya Resulallah! Bana, nasihatinizi çoğaltır mısınız?"
deyince, sevgili Peygamberimiz;
"Allahü teâlâyı daima zikret. Çünkü, Allahü teâlâyı zikr, umduğuna ermende
sana yardımcı olur" buyurdu. |
|