|
Senden sadece iyilik bekleriz! |
|
|
|
|
Yazar Hanzala
|
|
Wednesday, 29 June 2005 |
Senden sadece iyilik bekleriz!
"Senden sadece iyilik bekleriz!"
Sevgili Peygamberimiz, korku içinde ne yapacaklarını şaşırmış haldeki
müşriklere bir müddet baktı. Onlara, "Ey Kureyş cemaati! Şimdi, hakkınızda
benim ne yapacağımı zan ediyorsunuz!" buyurdular.
Onlar da; "Biz, senden hayır bekliyor, hayır ümid ediyoruz. Çünkü sen,
kerim kardeşsin. Kerem ve iyilik sahibi bir kardeşimizin oğlusun. Bize
galip geldin! Senden iyilik umuyoruz" dediler.
Resul-i ekrem, onlara tebessüm buyurdular ve; "Benim halimle sizin
haliniz, Yusuf'un (aleyhisselam) kardeşlerine söylediği gibi olacaktır.
Onun gibi ben de; "Bu günden sonra günahınızı yüzlerinize vurmak suretiyle
benim tarafımdan size, bir kınama ve ayıplama yoktur! Allahü teâlâ, sizi
magfiret buyursun"" (Yusuf suresi: 92) diyorum. Gidiniz. Hürsünüz,
serbestsiniz!" buyurdu.
Bu muazzam merhamet, katı kalbleri yumuşatmış, nefret halini muhabbete
çevirmişti. Alemlerin efendisi, onları İslâm'a davet edince, Müslüman
olmak için toplandılar.
Sevgili Peygamberimiz, peygamberliğini, Kureyşlilere bildirip ilk İslâm'a
davet ettiği Safa tepesine çıktı. Yine orada, büyük-küçük, kadın-erkek
bütün Mekkelilerin bi'atını kabul etti.
Böylece Kureyşliler Müslüman olarak, Eshab-ı kiram arasına katılmakla
şereflendiler.
Efendimiz, erkeklerle sözleştikten sonra, kadınlardan da bazı konularda
söz aldı. Peygamberimiz efendimizin huzurunda bulunan kadınlar, bunların
hepsini kabul etti ve yalnız söz ile ahd ettiler.
Resulullah bunlara hayır dua etti ve afflarını diledi. Hz. Ebu Süfyanın
hanımı ve Hz. Muaviyenin annesi olan Hz. Hind bunların arasında ve hatta
başları idi. Kadınlar namına o konuşmuştu.
Kadınların, Resulullaha söz verdiklerini bildiren Mümtehine suresindeki
ayet-i kerime, Mekke şehrinin alındığı gün inmiştir. Kadınlarla yalnız söz
ile olup, mübarek eli, kadınların ellerine dokunmadı.
Kötü huylar, kadınlarda, erkeklerden daha çok olduğundan, kadınlarla
sözleşirken, erkeklerden daha fazla şart, araya kondu. Allahü teâlânın
emirlerini yapmış olmak için, bunlardan kaçınmak lazım geldiği bildirildi.
Allahü teâlâya şirk koşmamak, Peygamber efendimize isyan etmemek,
hırsızlık yapmamak, iffet ve namusunu korumak, kız çocuklarını
öldürmemek... bunlardandı.
Müslüman olan kadınların içinde öldürülecek kimselerin listesinde ismi
bulunan hazret-i Ebu Süfyan'ın hanımı Hind de vardı. Fakat alemlere rahmet
olan sevgili Peygamberimiz onu da bağışlamıştı.
Müslüman olan herkes evlerindeki bütün putları kırdılar. Çevre kabilelere
askeri birlikler gönderilerek, oralardaki putlar da yerle bir edildi.
Böylece hakkın gelmesi ile batılın kökü kazındı. Merhamete kavuşanlar
arasında, Ebu Cehl'in oğlu İkrime, hazret-i Hamza'yı şehid eden Hz. Vahşi
gibi kimseler de vardı.
(Bunlardan Hz. İkrime, Yermük muharebesinde şehid düşmüş; Hz. Vahşi de,
Yemame savaşında Müseylemet-ül-Kezzab'ı öldürmüştü.) |
|