|
Ya Rabbi! Tebliğ ettim mi |
|
|
|
|
Yazar Hanzala
|
|
Wednesday, 29 June 2005 |
Ya Rabbi! Tebliğ ettim mi
"Ya Rabbi! Tebliğ ettim mi"
Son defa kendisini görmek için gelen Eshabına Efendimiz, "Ey Eshabım! Siz,
insanların en üstünleri, en şereflilerisiniz. Sizden sonra kim gelirse
gelsin, siz hepsinden önce Cennet'e girersiniz. Dini ayakta tutmakta metin
olun ve Kur'an-ı azimi imam (rehber) edinin. Dinin hükümlerinden gafil
olmayın" buyurdu. Sonra; "Ya Rabbi! Tebliğ ettim mi?" deyip mübarek
gözlerini kapadı. Mübarek yüzü terledi. Hazret-i Ali, Eshaba işaretle
çıkmalarını söyledi.
Onlar gittikten sonra, huzura hazret-i Aişe validemiz gelip, nasihat
istedi. Peygamber efendimiz; "Ey Aişe! Evinin köşesine oturarak kendini
muhafaza eyle!" buyurduktan sonra, mübarek gözlerinden yaşlar akmaya
başladı. Kainatın sultanı ağlıyordu...
Oradakilerin, gönülleri yaralandı, ciğerleri parçalandı. Hazret-i Ümmü
Seleme validemiz; "Canım sana feda olsun ya Resulallah! Niçin
ağlıyorsunuz?" diyerek sual eylediğinde; "Ümmetime merhamet olunması için
ağlıyorum" buyurdu.
Güneş tepeye doğru yükseliyordu. Vakit yaklaşmıştı... Sevgili
Peygamberimizin mübarek başı, hazret-i Aişe validemize yaslı bulunuyordu.
Alemlerin efendisi, artık son anlarını yaşıyor, mübarek dudaklarından
"Aman! Aman! Ellerinizdeki kölelerinize iyi davranınız! Onların üzerlerine
elbise giydiriniz, karınlarını doyurunuz. Onlara yumuşak konuşunuz.
Namaza, namaza devam ediniz. Kadınlarınız ve köleleriniz hakkında Allahü
teâlâdan korkunuz!.. Ey Allah'ım! Beni yarlıga! Bana rahmetini ihsan
eyle!.. Beni Refik-i ala zümresine kavuştur!.." cümleleri dökülüyordu.
Hazret-i Fatıma validemizin gözyaşları sel gibi akıyor, iniltisi ciğerleri
dağılıyordu. Sevgili Peygamberimiz sallallahü aleyhi ve sellem onu yanına
oturtup; "Kızım, bir miktar sabreyle, ağlama. Zira Hamele-i Arş (melekler)
senin ağlaman üzerine ağlaşıyorlar" buyurdu.
Hazret-i Fatıma validemizin gözyaşını sildi. Teselli verip, Allahü
teâlâdan sabır diledi ve; "Ey kızım, benim ruhum kabz olacak. "İnnalillahi
ve inna ileyhi raci'un" diyesin. Ey Fatıma! Gelen her musibete bir
karşılık verilir" buyurdu. İr müddet mübarek gözlerini kapayıp sonra;
"Bundan sonra babana üzüntü ve gussa (keder, tasa) olmaz. Zira fani
alemden ve mihnet yerinden kurtuluyor" buyurdu. |
|