|
Peygamberimizin son tavsiyeleri |
|
|
|
|
Yazar Hanzala
|
|
Wednesday, 29 June 2005 |
Peygamberimizin son tavsiyeleri
Peygamberimizin son tavsiyeleri
Peygamber efendimiz baygınlık derecesine gelen hastalığında ayıldıkça şu
nasihatları tekrarlıyorlardı:
"Aman! Aman! Ellerinizdeki kölelerinize iyi davranınız!Onların sırtlarına,
elbise giydiriniz! Karınlarını, doyurunuz! Onlara, yumuşak söz söyleyiniz!
Namaza! Namaza devam ediniz! Ellerinizdeki köleleriniz hakkında da,
Allah'dan korkunuz!" buyurmaktan son nefesinde bile "Namaza! Namaza!
Ellerinizdeki kölelerinize..." diye tavsiyede bulunmaktan geri durmamakta
idi.
Peygamberimizin en son sözü "Kadınlarınız ve ellerinizdeki köleleriniz
hakkında Allah'dan korkunuz!" buyruğu idi.
Rebiül'evvel ayının on ikinci veya on üçüncü Pazartesi günü kaba kuşluk
vakti idi. Güneş, zevale doğru yaklaşıyor Peygamberimiz, son dakikalarını
yaşıyordu.
Peygamberimizin başı, Hz. Aişe'nin göksüne yaslı bulunuyor. Hz. Aişe "Ey
insanların Rabbı! Hastalığı, gider, kaldır! Gerçek Tabib Sensin! Gerçek
şifa verici Sensin!" diyerek şifa diliyor.
Peygamberimiz ise "Hayır! Ben, Allah'dan, Refik-ı ala zümresine katılmayı
Cebrail, Mikail ve İsrafil ile birlikte olmayı dilerim!
Ey Allahım! Beni, Refik-ı ala zümresine kavuştur!
Ey Allahım! Bana, rahmetini ihsan et! Beni, Refik-ı ala zümresine
kavuştur!" diyerek duaya devam ediyordu.
Resul aleyhisselamın özlediği Refik-ı ala, en yüksek makamlarda bulunan
Peygamberler Allahın, kendilerine nimetler verdiği Peygamberler,
Sıddiklar, Şehidler ve Salihler zümresi idi ki, bunlar, ne güzel
arkadaştırlar.
Hz. Aişe buyurdu: Resul aleyhisselamdan, sıhhatta iken bir çok defalar
"Hiçbir Peygamberin ruhu, Cennetteki durağını görmedikçe, alınmaz! Sonra,
durağına gitmesi, arzusuna bırakılır." buyurmuştu.
Kendisi, hastalanıp ruhu alınmak zamanı gelince, başı, benim dizimde
bulunduğu halde, üzerine, bir baygınlık geldi.
Sonra, ayılınca, gözü, açılıp evinin tavanına doğru dikildi ve "Allahım!
Beni, Refik-ı ala zümresine kat!" diye dua etti.
Ben, o zaman "Resulullah, bizi tercih etmiyor! dedim.
Anladım ki: Resulullahın bu temennisi, vaktiyle, sıhhatlı zamanında, bize
söyleyip durduğu bir haberin kendisinde gerçekleşmesidir. |
|