|
Benim bildiğimi bilseydiniz |
|
|
|
|
Yazar Hanzala
|
|
Wednesday, 29 June 2005 |
Benim bildiğimi bilseydiniz
"Benim bildiğimi bilseydiniz..."
Hz. Aişe validemiz anlatır; "Resulullah efendimiz bir gece uyumuştu.
Uyanınca; "Ey Aişe, müsade edersen, bu gece Rabbime ibadetle meşgul
olayım" buyurdu. Sonra kalktı. Kur'an-ı kerim okuyup, ağladı. Hatta göz
yaşıyla iki dizi ıslandı. O, okumaya devam ediyor, okudukça mübarek
gözyaşları bedenine temas eden her yeri ıslatmıştı. Bu hal sabaha kadar
devam etti.
Sabahleyin Bilal-i Habeşi gelip durumu görünce; "Anam ve babam feda olsun
ya Resulallah! Allahü teâlâ senin geçmiş ve gelecek hatalarını affetmedi
mi?" deyince, Resulullah;
"Ey Bilal! Ben şükredici kul olmayayım mı ki; Allahü teâlâ bu gece;
"Göklerin ve yerin yaratılmasından gece ve gündüzün birbiri arkasından
gelmesinde, akıl sahipleri için elbette çok ayetler, işaretler vardır"
(mealindeki Al-i İmran suresi 189) ayet-i kerimesini inzal buyurdu"
"Müslim" de bildirilen hadis-i şerifde de; "Kalbime öyle şeyler gelir ki,
her gün ve gece bunlardan yetmiş defa Allahü teâlâya istigfar ederim." Ve
"Kalbimde (envar-ı ilahiyyenin gelmesine engel olan) perde hasıl oluyor.
Bunun için her gün, 70kere istigfar ediyorum" ve yine "Allahü teâlâya her
gün yüzkere istigfar ediyorum" buyurdu.
Peygamber efendimizin Allahü teâlâdan korkması o derece fazla idi ki,
kahkahayla güldüğü görülmezdi.
İmam-ı Tirmizi'nin Ebu Zer'den merfu'an bildirdiği hadis-i şerifde;
"Şüphesiz sizin görmediklerinizi ben görüyorum. Duymadıklarınızı da
duyuyorum. Semada meleklerin secde etmedikleri, dört parmaklık bir boş yer
yoktur. Vallahi benim bildiğimi bilseydiniz az güler, çok ağlardınız.
Yollara düşüp avazınız çıktığı kadar yüksek sesle Allahü teâlâya
yalvarırdınız" buyurmuştur.
Ebu Hüreyre'nin rivayet ettiği hadis-i şerifde Resulullah efendimiz; "Hiç
kimseyi, ameli, Cennet'e götürmez" buyurdu. "Sizi de mi ya Resulallah?"
diye sorulunca; "Evet, beni de amelim Cennet'e götürmez. Ancak, Allahü
teâlânın fadlı ve rahmeti beni örter" buyurdu.
İbn-i Ömer anlatır; "Resulullah'la birlikte bir meclisde bulunduğumuz
zaman; "Ya Rabbi! Beni bağışla ve tövbemi kabul eyle. Sen tövbeleri kabul
edicisin ve rahimsin" diye yüz defa buyurduğunu sayardık."
Enes bin Malik nakletti: "Resulullah sallallahü aleyhi ve sellem devamlı
"Allahümme ya Mukallib-el-kulub, sebbit kalbi ala dinik" buyururdu.
Tirmizi'nin Ebu Sa'id-il-Hudri'den rivayet ettiği hadis-i şerifde,
Peygamber efendimiz buyurdu ki: "Yatağına girdiğinde üç defa
"Estagfirullah'el-azim ellezi la ilahe illa hüvel-hayyül-kayyum ve etubü
ileyh" diyen kimsenin günahları deniz köpükleri veya Temim diyarının
kumları veya ağaç yapraklarının sayısı veya dünyanın günleri kadar çok
olsa da, Allahü teâlâ onun günahlarını bağışlar."
Buhari ve Müslim'in naklettiklerine göre; Resulullah şöyle istigfar
ederdi: "Allahümme'gfirli hatieti ve cehli, ve israfi fi emri ve ma ente
a'lemü bihi minni."
(Allah'ım! Senin bildiğin ve benim (bilerek veya) bilmeyerek haddini aşmak
suretiyle yaptığım, işlediğim hataları affeyle!). |
|