|
Gece de gündüz gibi görürdü |
|
|
|
|
Yazar Hanzala
|
|
Wednesday, 29 June 2005 |
Gece de gündüz gibi görürdü
Gece de gündüz gibi görürdü
Resulullah efendimizin görmesi bizim görmemiz gibi değildi. İbni Abbas
hazretleri, "Resulullah efendimiz gündüz nasıl görürse gece karanlığında
da öyle görürdü," buyurmuştur.
Hz.Aişe validemiz de, "Resulullah efendimiz aydınlıkta nasıl görürse
karanlıkta da öyle görürdü" buyurmuştur. Fahr-i alem efendimiz
ashabına:"Vallahi sizin rükunuz ve secdeniz benden gizli kalmaz. Hiç
şüphesiz ben sizi önümden ve arkamdan görürüm" buyurmuştur.
Yine Müslim'de geçen Enes bin Malik hazretlerinin bildirdiği hadis-i
şerifte, Efendimiz : "Ey Âdemoğulları! Elbette ben sizin imamınızım. O
halde rüku ve secdeyi benden önce etmeyin. Hiç şüphesiz sizin önce
yapmanız bana malum olur. Çünkü sizi önümden ve arkamdan görürüm" buyurdu.
İmam-ı Mücahid hazretleri, "O, kalktığın ve secde edenler arasında
dolaştığın zaman seni görüyor," (Şura suresi: 218) ayet-i kerimesinin
tefsirinde şöyle buyurmuştur: Resulüllah efendimiz önünde olanları gördüğü
gibi arkasında olan safları da görürdü.
Bu durum Resulüllah efendimiz hakkında alışılmışın ötesine geçen bir
hususiyettir. Gözde görme sıfatını yaratan Cenab-ı Allah başka uzuvlarda
da yaratmaya kadirdir .
Efendimiz, genelde önüne bakardı. Yeryüzüne bakışı gök yüzüne bakışından
ziyade idi. En çok baktığı göz ucu ile bakmaktı. Gerçekten de edebin
gereği olan şey, gözlerini muhafaza etmektir. Oraya buraya baka baka
yürümek edepsizlik nişanıdır,denilmiştir.
Hazret-i Ali buyurdu ki: "Fahr-i alem mübarek gözleri büyüktü. Mübarek
kirpikleri uzundu. Mübarek gözlerinin karası gayet siyahtı. Mübarek
gözlerinde biraz kırmızılık vardı. Bu özellik gözde gayet güzel olmayı
gerektirici bir vasıftır.
Bir zaman Resulüllah efendimiz beni Yemen diyarına gönderdi. Orada Yahudi
alimlerinden bir kişi bana:"Eba'l-Kasım'ın vasfını bana söyle" dedi. Ben
de, çok uzun değildir, kısa da değildir, dedim. O Yahudi alimi devam
etti:" Gözlerinde kırmızılık vardır ve sakalı çok güzeldir, "dedi.Ben: "
Vallahi Resulullah hazretlerinin sıfatı böyledir", dedim. O zaman Yahudi
alimi:
" Ben babalarımın ve dedelerimin kitaplarında O'nun vasfını böyle buldum.
Ben şehadet ederim ki, o nebidir ve Allah'ın resulüdür. Bütün
Âdemoğullarına resul olarak gönderilmiştir," dedi. |
|