|
Sözleri gönülleri ve ruhları cezbederdi |
|
|
|
|
Yazar Hanzala
|
|
Wednesday, 29 June 2005 |
Sözleri gönülleri ve ruhları cezbederdi
Sözleri gönülleri ve ruhları
cezbederdi
Resulullah efendinmizin konuşması hakkında şöyle buyurulmuştur. Allahü
teâlânın yaratıkları arasında ondan daha fasih ve şirin konuşan, üslubu
hızlı ve akıcı bir kimse yoktu. Mübarek sözleri gönülleri alır ve ruhları
cezbederdi.
Konuşması o derecede idi ki, onun nihayetine akıl yetişmezdi. Nasıl böyle
olmasın ki, bu şerefli lisanı ile Hak teâlânın emir yasaklarını insanlara
bildirdi. Allah'ın muradı onun lisanından beyan oldu. Allahın emir ve
yasaklarının hepsi onun vasıtasiyle açıklanıp bildirilirdi.
Farzlar ve sünnetler onunla açık seçik ortaya konulmuştur. Doğruluk ve
olgunluk yolu, dünyaya geliş ve Allaha dönüş caddesi onunla açık ve
aydınlık hale gelmiştir. O derecede konuşması akıcı ve aydınlık, sözleri
açık ve berrak idi ki, söz söylediği zaman kelimeleri inci gibi dizilirdi.
Bir kimse saymak istese şerefli kelimelerinin sayılması kabildi.
Aişe-i Sıddıka validemiz anlatır:
Resulullah efendimiz sözünü sizin dizdiğiniz gibi dizmezdi. O öyle söz
söylerdi ki, eğer sayıcı bir kimse onları saymak istese sayılması kabil
olurdu. Bazı yerde anlaşılsın diye bir kelimeyi üç kere tekrarlardı. "Ben
Arabın en açık ve aydınlık konuşanıyım" diye buyururdu. Cennet ehli
Muhammed aleyhisselamın diliyle konuşurlar.
Hazret-i Ömer bin Hattab, bir gün:
- Ya Resulallah! Ne haldir ki, sen bizim aramızdan çıkıp yabancı bir
diyara gitmedin. Yine de fesahatte, güzel konuşmada hepimizden üstünsün,
dedi.
Fahr-i Kainat efendimiz:
- İsmail'in "aleyhisselam" konuştuğu dil kaybolup gitmişti. Cebrail
aleyhisselam onu bana getirdi, ezberletti, buyurdu.
Velhasıl lisanın kemaline delalet eden şeylerin nihayeti yoktur. Bu
mananın tasdiki, akıllı kişiler katında asla delile ve isbata muhtaç
değildir. Bazı alimler, Peygamber efendimizin lafzı az ve manası çok olup
asla fasihlerin divanlarından hiç birinde geçmemiş olan şerefli
sözlerinden bazısını toplamışlardır. |
|