Resullahın yemek yemesi
Resulullah efendimiz, yemeği üç parmakla, şehadet parmağı ile onun iki
yanındaki parmaklar ile yerdi.
Peygamber efendimiz, buyururlar ki:
"Yemeğin bereketi: Yemekten önce abdest almakta, yemekten sonra da, abdest
almak, el yıkamaktadır!"
"Kim, elindeki et, yağ, kokusunu, bulaşığını yıkamadan uyur da, kendisinin
başına bir şey gelecek olursa, kendisinden başkasını suçlamasın!"
Peygamber efendimizin Garra diye anılan bir Karavanası vardı. Kuşluk
vakti, kuşluk namazını kıldıktan sonra içinde Serid (Tirid) bulunan bu
karavana getirilip ortaya konulurdu. (Tirid, Ufak ufak doğranmış ekmek ve
çokça etle birlikte yapılan yemeği denir.)
Müslümanlar, Tirid Karavanasının başına toplandıkları zaman, Peygamber
efendimizin, iki dizinin üzerine çöküp oturduğnu gören Bedevi (Çöl
köylüsü) "Bu, ne biçim oturuş?!" demekten kendini alamadı.
Peygamber efendimiz "Şüphe yok ki, Allah, beni kerem sahibi bir kul kıldı,
bir zorlayıcı ve inadçı kılmadı! Haydi, kıyısından yemeğe başlayınız!
Tepesinden, ortasından yemeyi bırakınız.Yemeğin bereketi, tepesinde,
ortasındadır! Sizden biriniz, yemek yiyeceği zaman, çanağın orta
tarafından yemesin. Fakat, alt tarafından yesin. Çünkü, bereket, onun orta
tarafından iner!" buyurdu.
Ömer bin Ebi Seleme der ki: Ben, Kainatın efendisiın terbiyesi altında
bulunan bir çocuktum.
Yemek yerken, elim, yemek kabının içinde dolaşırdı. Kainatın efendisi,
bana "Ey oğul! Besmele çek. Sağ elinle ye! Önünden ye!" buyurdu.
Bundan sonra, hep böyle yemeğe devam ettim.
Peygamber efendimiz "Biriniz için hizmetçisi, yemeğini, hazırlayıp
getirdiği zaman ki, o hizmetçi, yemeğin sıcağına, dumanına katlanmıştır
onu da, sofraya kendisiyle birlikte oturtsun, o da, yesin. Eğer, kaçınır,
böyle yapmazsa, veya yemek az olursa eline, ondan, bir iki lokma koysun."
buyurmuştur.
Peygamber efendimiz, hiçbir yemeği hor görmemiş, yermemiştir.
Bir yemeği, arzu ederse, yer, arzu etmezse, bırakır, susardı.
En ufak nimete bile saygı gösterir, hiçbir nimeti yermezdi.
Hiçbir nimeti, ne hoşuna gittiği için över, ne de, hoşlanmadığı için
yererdi. |