|
Kıyamette ben onun davacısı olurum |
|
|
|
|
Yazar Hanzala
|
|
Wednesday, 29 June 2005 |
Kıyamette ben onun davacısı olurum
"Kıyamette ben onun davacısı
olurum"
Peygamberimiz efendimiz aileye, ailenin vazgeçilmez ferdi olan kadına önem
verirdi. Kadına değer verilmediği insan yerine konulmadığı, diri diri kuma
gömüldüğü bir devirde onu layık olduğu mevkiye getirdi.
Müslümanın aile fertlerine nasıl davranması gerektiğini emir ve
tavsiyeleri ile ifade ettiği gibi, bizzat kendi uygulaması ile de ortaya
koymuştur. Erkeğin kadına iyi davranması gerektiğini çok açık ve kesin bir
şekilde dile getirmiştir. Bu anlamda "En hayırlınız ailesi için hayırlı
olandır. Bana gelince, ben aileme karşı en hayırlı olanınızım"; "En
hayırlınız hanımlarına karşı iyi davrananınızdır" buyurmuştur.
Enes bin Malik, "Ailesine Resulüllah kadar şefkatli bir kimse görmedim"
demiştir. İman, ahlak ve aile fertlerine yumuşak davranma arasında kurduğu
bağıntıyı dile getiren şu sözü çok önemlidir: "Mü'minlerin imanca en
mükemmel olanı, ahlakça en güzel olanı ve aile fertlerine yumuşak
davrananıdır."
Resulullah efendimiz çeşitli vesilelerle erkeklerin kadınlar üzerinde,
kadınların da erkekler üzerinde hakları bulunduğunu söylemiştir. Kadınlar
hakkında Allah'tan korkulmasını, onlara haksızlık yapılmamasını
istemiştir.
Kocasını şikayet için kendisine gelen kadınların sayısı artınca bu tür
davranışta bulunanların iyi kimseler olmadığını söylemiştir. Hanımlarına
iyi davranmış, onları dövmemiştir, kötü davranmamıştır. Kendisi bunu
yapmadığı gibi, hanımlarını dövenleri de "Kadınlarınızı nasıl dövüyor,
sonra da akşam olunca beraber oluyorsunuz" diyerek kınamıştır.
Kadınların dövülmemesi, hele yüze hiç vurulmaması, kötü sözlerle tahkir
edilmemesi ve evinin terkedilmemesi konularında ikazda bulunmuştur.
"Kadınları ancak kötüleriniz döver" demiştir
Resulullah efendimize göre kişinin ailesiyle geçirdiği vakit, boşa
harcanmış bir zaman değildir. Resulullah efendimiz, insanlara, bildiğini
anlatacağı ilk kişilerin aile fertleri olduğunu öğretmiştir. O, kendisine
gelen heyetleri "Ailenize dönün ve onlara ta'limde bulunun" derdi.
Kendisi de aile fertlerini eğitmiştir. O'nun bu yönünden en fazla
faydalanan hanımı Hz. Aişe olmuştur. Resulullah efendimiz aile kurumunun
korunmasına çalışmış, boşanmayı hoş karşılamamıştır.
Nikah akdi, tek taraflı olarak erkeğin iradesiyle değil; iki taraflı irade
ile oluşan bir akit haline getirilmiştir. Aile müessesesi sevgi, şefkat ve
merhamet üzerine kurulmuştur.. İslâmiyette evlenmek, bir kızı mesud etmek,
ibadettir ve bütün nafile ibadetlerden daha sevaptır. Efendimiz,"Bir
erkek, zevcesini döverse, kıyamette ben onun davacısı olurum" buyurmuştur. |
|