|
KURBANLIK İÇİN ALINAN
HAYVANIN SÜTÜ |
|
|
|
|
Yazar Hanzala
|
|
Sunday, 13 November 2005 |
Biz her yıl kurbanımızi bir iki ay önceden alıp, daha temiz olsun diye
kendimiz besliyoruz. Yalnız bu bazen sağılmakta olan bir inek oluyor. Bu durumda onun
sütünü
sağıp yiyebilir miyiz?
Kurbanlığı önceden alıp bizzat beslemek, özellikle
günümüzde
imkânı olanlar için güzel bir şeydir. Çünkü bugün yemlerin dahi temizliği
tartışılabilir. Oysa
Islamda hayvana dahi temiz gıda yedirmek mecburiyeti vardır.
Imdi:
Fıkıh kitaplarımızda
denir ki: Kurban kesmek üzere alınan bir hayvanın, ta
onu kesinceye kadar sütünden,
yününden ve benzeri şeylerinden yararlanmak mekruhtur.
Çünkü insan onu kurban niyetiyle
alınca sanki onu her şeyiyle Allah (kurbet) için ayırıp
belirlemiş, yani tayin etmiş olur.
Binaenaleyh, yünün kırkması adeta ibadet için belirlediği
hayvanın bir parçacığını bu niyetten
çıkarmış ve onu dünya için kullanmış olur. Sütünü
de bazıları böyle saymışlar ve az olup,
memeye su serpmekle hayvana zarar vermeden
kurutulabilecekse kurutulur. Bu mümkün
değilse sağılıp, sadaka olarak verilir, böylece
Allah (kurbet) için aldığı kurbanlığın her parçası
Allah için kullanılmış olur, demişlerdir.
Kendisi içecek olursa bedelini sadaka eder. Bu Hanefi
fıkıhçılarının çoğunluğunun
görüşüdür. Ama yine bazı (Zeyla'i'ye göre "ashab", Hindiye'ye
göre "meşayıh") hanefi
fıkıhçılara göre, kurban kesmek kendisine vacip olan (zengin) birisi
böyle bir hayvan
satın alırsa, o bunun sütünden ya da yününden yararlanabilir. Çünkü onun için
vacip olan
şey kurban kesmektir. Zimmetindeki borç budur. Onun için herhangi bir hayvanın
belirlenmesi (tayini) söz konusu değildir. Kurban zamanı o, onu değil de bir başka hayvanı
da
kurban edebilir. Binaenaleyh, kurban keserim diye aldığı hayvanın sütünü de içebilir.
Ama fakir
öyle değildir. Ona kurban kesmek vacipolmadığından o, kurban kesmek için bir
hayvan satın
aldığında, bizzat o hayvanı adeta her şeyiyle Allah için ayırmış (tayin
etmiş) olur ve sütünden
kendisi yararlanırsa, o hayvanın o kadarı ibadet (kurbet) için
kullanılmamış olacağından, mekruh
işlemiş olur. Çünkü onun zimmetinde (üzerinde)
kurban borcu yoktur, kurbanlık almakla o bir
kurban kesmeyi değil, bizzat o hayvanı
kesmeyi vacip kılmış gibidir.
Işte bu da bazı
Hanefilerin görüşüdür. Ama Ibn
Abidîn buna itiraz eder ve zenginin kurbanlık için aldığı
hayvanın da taayyun ettiğini
(bizzat belirlemiş olduğunu) söyler, dolayısıyla onun da kurbanlığın
sütünden ve
yününden yararlanmaması gerektiğini anlatır. (Ibn Abidin VI/329; Ayrıca bk.
Zeylan'î,
Tebyin VI/9; Hindiye V/300-301)
Diğerlerine gelince: Hanbeliler derler ki:
Kurbanlık
kesmek için aldığı hayvanın sütü ve yavrusu varsa, yavrusuna yetecek kadar sütünü
içmelidir. Yavrusunun içeceginden fazla olanı ise içebilir. Çünkü birisi Hz.Ali'ye: "Ey
mü'minlerin
emiri, şu ineği kurban keserim diye satın aldım ve şu yavruyu doğurdu. Ne
yapmalıyım?" diye
sormuş, o da: "Sütünün yavrusuna yetecek kadarını alma, fazlasını
al. Kurban günü gelince de
yavrusunu da kendisiyle beraber kes" diye cevap vermiştir.
Şafiiler de aynı gürüştedirler. (bk.
Ibn Kudâme, el-Mugnî VNI/629) Onlar için de
kurbanlığın, yavrusu varsa ondan arta kalan
sütünden, yavrusu yoksa sütünün
tamamından yararlanmak mekruh değildir. Ama hem
Hanbelilere hem de Şafiilere göre
kurbanlık için alınan hayvanın sütünden bizzat yararlanmayıp,
başkasına tasadduk
etmek daha iyidir. (agk.)
|