|
İslâm âlimleri haccın ömürde bir defa farz olduğu konusunda görüş birliği
içindedir.
Delilleri; Kitap ve Sünnettir. Kur'an'da şöyle buyurulur:
"Oraya gitmeye
gücü yeten
herkese, Allah için Kâbe'yi ziyaret edip haccetmek farzdır" (Âl-i İmrân,
3/97).
"Haccı ve
umreyi Allah için tamamlayın" (el-Bakara, 2/196) "İnsanları
hacca davet et ki, gerek yaya
olarak ve gerekse uzak yollardan gelen çeşitli vasıtalarla
sana varsınlar" (el-Hac,
22/27)
Hadislerde şöyle buyurulur: "Şüphesiz Allah size
haccı farz kıldı, haccı ifa
ediniz" (Müslim, Hac, 412; Nesaî, Menâsik, 1; Ahmed b.
Hanbel, II, 508). " Îslâm beş şey
üzerine bina edilmiştir: Allah'tan başka ilâh olmadığına
ve Muhammed (s.a.s)'in, Allah'ın elçisi
olduğuna şehadet etmek, namaz kılmak, zekât'
vermek, Beytüllah'ı haccetmek ve Ramazan
orucunu tutmak"(Buhârî, İman, l, 2; Müslim,
İman,19-22; Tirmizî, İman, 3; Nesâî, İman,
13).
Hz. Peygamber haccın farz
kılındığını ashab-ı kirâma duyurunca, içlerinden birisi;
"Her yıl mı?" demiş, Resulullah
(s.a.s.) susmuştur. Bu soru üç defa tekrar edilince; " Eğer evet
deseydim, hac üzerinize her
yıl farz olurdu, buna da güç yetiremezdiniz" buyurmuştur (Müslim,
Hac, 412; Nesaî,
Menâsik,1, Ahmed b. Hanbel, II, 508). İbn Abbas (r.a)'dan yapılan rivayette,
soru soranın
el-Akra' b. Hâbis olduğu belirtilir ve şu ilave yeralır: "Kim birden fazla hac yaparsa
bu nafile
hac olur" (İbn Hanbel, II, 508; Nesâî, Menâsik,1; eş-Şevkânî, a.g.e., IV, 279). Bu
hadis,
haccın farz olarak tekrarının gerekmediğini gösterir. İslâm hukukçuları, haccın bir
defadan fazla farz olmadığı ve fazla haccın nafile sayılacağı konusunda görüş birliği
içindedir
(İbnü'l-Humam, Fethu'l Kadîr, Kahire 1316, II, 122; eş-Şevkânî, a.g.e., IV, 280).
Hadiste şöyle
buyurulur: " Hac ve umreyi peşi peşine yapınız. Bu ikisi, körüğün; demir,
altın ve gümüşün
pasını yok ettigi gibi, fakirliği ve günâhları yok eder. Mebrûr haccın
sevabı ancak cennettir"
(Tirmizî, Hac, 2; Nesâî, Hac, 6; İbn Mâce, Menâsik, 3). Bazı
durumlarda birden fazla hac
yapmak gerekebilir. Adak harcı ve bozulan bir nafile haccı
kaza etmek gibi. Bazen hac haram
olur. Haram para ile haccetmek gibi. Bazen de mekruh
olur. Hizmete muhtaç olan ana-babanın
iznini almadan haccetmek gibi. Ebeveyn
bulunmayınca dede ve ninelerden, borcunu
ödeyecek başka malı bulunmayan borçlu ve
kefilin alacaklılardan izin almaksızın, hac yapması
da mekruhtur. Hanefilere göre bu
kerâhet, tahrîmendir.
Hanefî, Şâfiî ve Mâlikîlere
göre, haram para ile yapılan hac,
gasbedilen arazide kılınan namazda olduğu gibi farz veya
ikinci defa hac yapılıyorsa
nafile olarak sahih olur. Bu kimsenin üzerinden farz veya nâfile
düşer. Hanbeliler ise, haram
malla yapılacak hacca icazet vermezler. Çünkü bu mezhep,
gasbedilen arazide kılınacak
namazı da sahih kabul etmez (el-Kâsânî, Bedâyiu's-Sanâyi', II,
223; ez-Zühaylî, a.g.e., III,
223). |