|
YÜZYILLIK YALAN : DİNCİLER KIZLARINI OKUTMAK İSTEMİYOR...!
Metin YÜKSEL
02/11/2003 : HÜRRİYET
Viyana'nın göbeğinde beş
katlı bakımlı bir bina. 34 dairesinde Viyana üniversitelerinde
eğitim gören tam 200 kız öğrenci kalıyor. Hepsi de imam hatip
mezunu, türbanlı ve bu yüzden Türkiye'de üniversiteye gidememiş.
Şimdi Viyana'nın özgür
havasını soluyup Avrupa'dan Türkiye'ye bakma ayrıcalığını
yaşıyorlar. Onlara bu olanağı iki yıl önce kurulan Viyana
Uluslararası Öğrenci Aktivitelerini Destekleme Derneği (WONDER)
sağlıyor. Dernek eğitim masraflarını karşılamak için her öğrenciye
Türkiye'den bir sponsor buluyor, yurt imkanı sağlıyor. Bu yolla
eğitimine devam eden öğrenciler arasında İslami kesime mensup
gazeteci, yazar ve akademisyenlerin kızları da var. Vakit Gazetesi
yazarı Abdurrahman Dilipak'ın kızı Fatıma Zehra Dilipak'la Milli
Gazete'nin Yazı İşleri Müdürü Ekrem Kızıltaş'ın kızı Betül Kızıltaş
bu öğrenciler arasında.
Esra Sümeyye Özkan 22 yaşında. Osmaniye İmam Hatip Lisesi'ni bitirip
Fatih Üniversitesi'ni kazanmış. Bir yıl sonra başlayan türban yasağı
nedeniyle okulla ilişiği kesilmiş. Okumak için geriye tek yol olarak
türbanın sorun olmadığı bir ülkeye gitmek kalmış. Ama ona da
ailesinin olanakları elvermemiş. ‘‘Lisedeyken yurtdışında okuma
hayalleri kurardım sık sık, ama olanak yoktu’’ diyor.
Özkan'ın imdadına Viyana Uluslararası Öğrenci Aktivitelerini
Destekleme Derneği (WONDER) yetişmiş. Genç kız kendisine barınmak
için yurt, eğitim masrafları için de sponsor olanağı sağlayan WONDER
aracılığıyla Viyana'ya gelmiş. ‘‘Başlangıçta sıkıntılı oldu ama
artık alıştım. Matematik okuyorum. Burada matematik felsefeyle içiçe.
Ayrıca arkadaşlarımla bir edebiyat dergisi çıkartıyoruz. Bir yandan
da Osmanlıca öğreniyorum’’ diyor. Türkiye'ye karşı buruk hisler
taşıdığını ancak kırgın olmadığını anlatıyor: ‘‘Viyana'da insan
olduğumu hissetmek bana huzur veriyor’’ diyor hüzünlü bir ses
tonuyla.
Esra Sümeyye Özkan başını açmamak için yurtdışında okumak yolunu
seçen tek öğrenci değil. Onunla birlikte 200 başörtülü öğrenci daha
okuyor Viyana'da. Hepsi de imam hatip mezunu.
Üniversiteye girişte puan katsayısı farklılığına rağmen Türkiye'nin
önde gelen okullarını kazanmışlar. Bazıları kayıt aşamasında
karşılaşmış başörtü yasağıyla. Bazıları yasak nedeniyle okullarına
girememiş, uzaklaşmak zorunda kalmışlar. Sonuçta onlar da tıpkı Esra
gibi WONDER'e başvurmuş. İki yıl içinde dernek aracılığıyla
Viyana'da tahsil yapmaya gelen kızların sayısı 200, toplam öğrenci
sayısı ise 400'ü bulmuş.
Şimdi Viyana'nın göbeğinde beş katlı 34 daireli bir yurtta birlikte
kalıyor, türbanı sorun etmeyen üniversitelerde eğitimlerine devam
ediyorlar. Başlangıçta uyum problemi yaşasalar da şimdi
türbanlarıyla istedikleri yere girip çıkıyor, bisikletleriyle
dolaştıkları Viyana sokaklarında ilginç görüntüler oluşturuyorlar.
Aralarında kay kay yapanlar da var. Çoğu Almanca'nın yanı sıra
ikinci bir dil öğrenmeye başlamış. Okullarını bitirdikten sonra
Fransa, İngiltere, Kanada gibi ülkelerde ihtisas yapacaklarını
söylüyorlar.
Başörtülü öğrenciler bizi Viyana'nın ünlü Cafe Central'ine davet
ediyor. Canlı müzik yapılan ve klasik müzik çalınan kafeye birlikte
giriyoruz. Başörtüleriyle girdikleri mekanlarda garsonlar tarafından
güleryüzle karşılanıyorlar. Tramvayda, metroda, okulda, hayatın
farklı alanlarında oldukça rahatlar. Yabancı ellerde saygı görmek
onları mutlu ediyor.
Sohbet türban, okul, Viyana üzerinde yoğunlaşıyor. Zeynep Esra Abay
(21) Viyana Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde birinci sınıf
öğrencisi. Daha önce Türkiye'de iki buçuk yıl İngiliz edebiyatı
okumuş. Ailesi İstanbul'da oturuyor. Başörtüsü yasağıyla KKTC'de
okurken karşılaşmış. ‘‘Özel bir üniversitede okurken başörtüsü
yasağı sadece KKTC'li ve Türkiye'den gelen öğrencilere uygulandı.
Diğerleri okuluna devam ederken biz apar topar okuldan atıldık. Bu
çok zoruma gidiyor. Kıbrıs'tan ağlayarak ayrıldım’’ diye anlatıyor.
‘‘Her şeye rağmen dünyaya Avrupa'dan bakmanın ayrıcalık olduğuna
inanıyorum.’’
Hilal Pala da (22) Zeynep Esra gibi iletişim okuyanlardan biri. O da
İstanbul'dan gelmiş. Birinci sınıfta. Ailesinden ayrı olmaktan
dolayı mutsuzmuş ancak arkadaşlarıyla kurduğu uyumlu ilişki onu
rahatlatmış. ‘‘Burada olmak kolay değil. Burada olmak ve başarılı
olmak Türkiye'de başarılı okumaktan daha zor. Dil sıkıntısı
yaşıyoruz. Farklı kültürlerden insanlarla aynı kentte yaşamak artı
şeyler katıyor hayatımıza. Doğuluyuz ama Batılı düşünmek zorundayız
burada. Bunu başarabildiğimizde hayatımıza yeni şeyler katmış
olacağız.’’
Zeynep Esra, Viyana'ya okumaya gelen 200 başörtülü arkadaşıyla
birlikte Türklerin buradaki imajını düzelttiklerine inanıyor:
‘‘İstanbul'u görmeden, kent kültürü edinmeden birçok Türk buraya
gelmiş. Buradaki yaşama adapte olana kadar çok büyük sıkıntılar
yaşamışlar. Hoş olmayan izler bırakmışlar. Kısa sürede bu izleri,
Türklerin olumsuz imajlarını sildik.’’
Hepsinin ortak hedefi ihtisas yaptıktan sonra Türkiye'ye dönmek.
Yurtta kalan öğrencilerden 22 yaşındaki Hacer Tütüncü, ‘‘Viyana'da
genç bir potansiyel oluşturuyoruz. Bu potansiyeli ileride Türkiye'ye
kaydırmayı düşünüyoruz. Geri döndüğümüzde daha iyi bir Türkiye
bulmak istiyoruz. Ümitliyiz. Yasaksız bir Türkiye istiyoruz.
Yüzümüzdeki gülümsemeyle Viyanalıları şaşırtıyoruz. Başörtüsü
sebebiyle eğitim hakları ellerinden alınan arkadaşlarımızın da
yüzlerinin gülmesini istiyoruz’’ diyor.
Her öğrenciye eğitim masrafını üstlenecek bir sponsor buluyorlar
WONDER, Viyana'ya okumak amacıyla gelen imam hatip mezunu 13 Türk
öğrenci tarafından iki yıl önce kurulmuş. Türkiye'de imam hatip
liselerinden başarıyla mezun olan, üniversite imtihanlarında yüksek
başarı gösterdikleri halde puan katsayısı ve başörtüsü nedeniyle
istedikleri okullara giremeyen öğrencilerin Viyana üniversitelerinde
okumalarına yardımcı oluyor. Onlara altyapı hazırlıyor, danışmanlık
hizmeti veriyor. Dil öğrenmelerine yardımcı oluyor, sosyal
aktiviteleri düzenliyor. Bu kapsamda son bir yıl içinde Türkiye'deki
çeşitli üniversitelerden otuz beş bilim adamı ve yazar derneğin
seminer programlarına katılmış.
SADECE İMAM HATİPLİLERE
İki yıl içinde 200 kız ve 200 erkek öğrenciye Avusturya'nın
başkenti Viyana'da okuma imkanı sağlayan dernek öğrencilerini
seçerek alıyor. Öğrenci seçiminde imam hatipli olmak birinci şart.
Öğrencinin ÖSS puanı ve imam hatip lisesini bitirme notunun da
yüksek olması gerekiyor. Zeki ve çalışkan olmak, ahlaki zafiyetleri
olmamak derneğin aradığı diğer vasıflar.
NASIL ÇALIŞIYOR?
Bu kriterlere sahip öğrenciler WONDER'e başvurarak, Avrupa'da
okumak istediklerini söylüyorlar. WONDER, öğrencilere üniversitelere
nasıl başvuracaklarını, kabul alabilmek için nelere dikkat etmeleri
gerektiğini anlatıyor. Viyana'da okuma hakkı kazanan öğrencilere
vize, okul kayıtları ve Viyana'daki günlük yaşama ilişkin bilgi
aktarıyor. Bütün bu danışmanlık hizmetleri ücretsiz.
Dernek öğrencilerin barınma sorununa da çözüm üretmiş. Erkek
öğrenciler şehrin çeşitli yerlerinde tutulan dairelerde, kız
öğrenciler ise beş katlı 34 daireli büyük yurtta kalıyor. Yurttaki
daireler ve evlerin doğal gaz, elektrik gibi ortak giderleri
öğrenciler tarafından karşılanıyor. Öğrenciler bunun için derneğe
her ay 250 Euro ödüyor. Dernek aracılığıyla Viyana'ya gelen tüm
öğrenciler WONDER'e üye olmak zorunda.
300 ÖĞRENCİYE BURS BULDULAR
WONDER, maddi imkansızlık nedeniyle sıkıntı çeken öğrenciler
için burs buluyor. Dernek imam hatip mezunu olan ya da onları
desteklemek isteyen işadamı, şirket ya da kuruluşlara başvurup,
Viyana'da eğitime başlayan, yetenekli, ama maddi imkanları kısıtlı
bir öğrenciyi okutmasını istiyor. Yani öğrenci ile burs veren kişiyi
buluşturan bir köprü işlevi görüyor.
Para WONDER'e verilmiyor. Burs veren kişi parayı ismini öğrendiği ve
masraflarını üstlendiği öğrencinin Avusturya'daki hesabına
yatırıyor.
Viyana diğer Avrupa ülkelerine göre ucuz ancak Türkiye'ye göre
oldukça pahalı bir kent. Öğrenciler barınma, ısınma ve yemek
ihtiyaçlarını paylaştıkları için rahatlıkla geçinebiliyor. Bir
öğrencinin aylık masrafı yaklaşık 500 Euro. 8 aylık bir eğitim
döneminde bir öğrenciye verilen burs, Türkiye'ye gidiş dönüş uçak
parası dahil beş bin Euro. Sistem ‘‘bir öğrenciye bir hayırsever’’
esasına göre çalışıyor.
Bu sistemle 400 öğrencinin 300'ü burslu olarak okuyor. 100'ü ise
ailelerinden gelen parayla eğitimlerini sürdürüyor.
AVUSTURYA’DA EĞİTİM BEDAVA
Türk öğrencilerin Viyana'daki eğitim çabasına resmi makamlar
destek veriyor. Okumak isteyen herkese üniversite kapılarını açan
Avusturya hükümeti din, dil, ırk ayrımı yapmıyor. Yani
üniversitelerdeki tek yabancı öğrenciler Türkler değil. Viyana'daki
üniversitelere başvuran Türk öğrenciler, Türkiye'de dört yıllık bir
üniversiteye yerleşmiş olduklarını ispatlamak zorunda. Bu
yapıldığında diğer prosedürler öğrencilerin lehine işliyor.
Yurt binası şehrin merkezinde
WONDER, Viyana'nın göbeğinde, Döblingerhauet Caddesi'ndeki beş
katlı, restore edilmiş kiralık bir apartmanda faaliyet gösteriyor.
Bin sekiz yüz metrekare kullanım alanına sahip binanın giriş katı
derneğin yönetimine ayrılmış. Diğer dört katta 200 kız öğrencinin
kaldığı 34 daire var.
Binanın zemin katında öğrencilerin ortak kullanımına açık iki
konferans salonuyla bir kütüphane bulunuyor. Bu salonlarda çeşitli
sosyal aktiviteler, seminer ve konferanslar yapılıyor. Orada
olduğumuz günlerde Bosna-Hersek Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç'i
anma toplantısı da burada yapıldı.
Kız öğrencilerin çoğu Viyana Üniversitesi'nde okuyor. Bir bölümü de
Teknik ve Ekonomi Üniversiteleri'nde okuyor. Wirtschaft (Ekonomi),
öğrencilerin kaldığı binaya en yakın üniversite. 200 metrelik
mesafede. Teknik ve Viyana üniversitelerinde okuyan öğrencilerin
çoğu okullarına bisikletle gidip geliyor. Apartmanın girişi
öğrencilerin bisikletleriyle dolu.
Öğrencilerin kaldığı her dairede en az bir bilgisayar bulunuyor.
Yirmidört saat internete bağlanabiliyorlar. Öğrenciler yemeklerini
kendi paylaştıkları dairede nöbet sistemiyle kendileri hazırlıyor.
Öğrencilerin sosyal danışmanlığını WONDER Başkanı Yusuf Kara'nın eşi
Nadire Kara yapıyor. Nadire Kara da başörtüsü yasağı nedeniyle
Türkiye'deki edebiyat öğretmenliğini bırakarak Viyana'ya eşinin
yanına gelmiş.
Kara ailesinin aynı binadaki evlerinin kapısı öğrencilere sürekli
açık. Nadire Kara, Viyana'da okumaya gelen öğrencilere aile özlemi
çektirmemeye çalıştıklarını söylüyor: ‘‘Burada anne baba özlemi
çekmesinler istiyoruz. Maddi ve manevi tüm sorunlarını paylaşmaya
çalışıyoruz. Viyana'da 400 çocuğumuza annelik babalık yapıyoruz.
Yaptığımız işten mutluluk duyuyoruz’’ diyor.
WONDER Başkanı Yusuf Kara, neden sadece imam hatipliler, sorusuna şu
yanıtı veriyor: ‘‘Türkiye'de imam hatipliler başarılı olmalarına
rağmen istedikleri üniversitelere giremiyor. Bunların önünü açmaya
çalışıyoruz. İstedikleri bölümü kazanmış olsalar bile Türkiye'deki
başörtüsü sorunu nedeniyle istedikleri okula gidemiyorlar.
Avrupa'daki üniversitelerde böyle bir sorun yaşanmıyor. Hem farklı
dilleri öğreniyor hem de dünya standartlarında bir üniversite
bitirmiş oluyorlar. Eğitim hakkının engellenmemesi ve ihtiyacı
olanlara yardımcı olunması gerektiğine inanıyoruz.’’
Avusturya'da 180 bin Türk yaşıyor. Bunun 100 bine yakını Viyana'da.
Viyana'daki Türkler WONDER'in bu organizasyonuna katkıda bulunuyor
mu? Öğrencilere burs veren var mı? Bu soruya Kara, ‘‘Hayır, hiçbir
destek görmüyoruz. Bursları Türkiye'den sağlıyoruz’’ diye cevap
veriyor. Yusuf Kara, WONDER'in hedeflerini şöyle sıralıyor:
‘‘Öncelikle mevcut öğrencilerin akademik kariyerlerini yapmalarını
sağlamak. Kariyer yaptıktan sonra Türkiye'ye dönerek, ülkeye faydalı
birer bilim adamı olmalarına katkıda bulunmak. Türkiye'deki
mağduriyet devam ettiği sürece başarılı olanları desteklemeye devam
edeceğiz.’’
FATIMA ZEHRA DİLİPAK (20)
Bir Müslüman olarak Hıristiyan teolojisi öğrenmemde sakınca yok
İslami kesimin tanınmış yazarlarından Abdurrahman Dilipak'ın
kızı Fatıma Zehra Dilipak da WONDER aracılığıyla Viyana'da okuyan
öğrencilerden. Zehra Dilipak İslam Akademisi'nde okuyor. Almanca ve
Arapça eğitim alıyor. İslam Akademisi'ni bitirdiğinde din
öğretmenliği yapabileceğini söylüyor. Türkiye'de kendisiyle ilgili
yayımlanan haberler için ‘‘rahatsız oldum’’ diyor. Akademi
eğitiminin yanı sıra Katolik Üniversitesi'nde misafir öğrenci
sıfatıyla dersler almaya başlayacağını da doğruluyor: ‘‘Bir Müslüman
olarak Hıristiyan teolojisini öğrenmemde hiçbir sakınca yok.
Türkiye'de üniversiteyi kazandığım halde başörtülü olduğum için
kayıt yaptıramadım. Kayıt belgem olsaydı burada normal eğitime
geçecektim. Eğitim hakkımız elimizden alındı.’’
ELİF OYUK (21)
Bilkent’te çok iyiydim şimdi derslerimde daha vasatım
Balıkesir Gönen İmam Hatip Lisesi'ni iyi bir dereceyle bitirdikten
sonra Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler'i kazandım.
Birbuçuk yıl sonra, başörtüsü yasağı başlayınca Viyana'ya geldim.
Almanca öğrenmekte çok zorlandım. Hálá da iyi derecede öğrendiğimi
söyleyemem. Derslerde zorlanıyorum. Bilkent'te derslerim çok iyiydi.
Şimdi vasatım. Hepsi benim dışımda gelişen olaylar bunlar. Birey
olarak olanlardan çok büyük zarar gördüm. Hayatımı değiştirmek
zorunda kaldım. Burada arkadaşlarımla her şeyi paylaşıyoruz. Gezi ve
spor alanları çok fazla. Hepsinden yararlanıyoruz ancak Türkiye'de
okuyamamanın burukluğunu bir türlü üzerimden atamıyorum.
MELİKE UYAR (22)
Burada çekingen değilim tiyatro, sinema, opera hepsinden
yararlanıyorum
Yozgat İmam Hatip Lisesi mezunuyum. Bilgi Üniversitesi'nden sonra
Viyana Ekonomi Üniversitesi'ne kaydoldum. Burada herkesin
yararlandığı sosyal imkanlar var. Okulda sadece benimle aynı kaderi
paylaşanlarla değil Avusturyalı arkadaşlarımla da iyi diyaloglarım
var. Burada çekingen değilim. Tiyatro, opera, sinema ne varsa bütün
imkanlardan yararlanıyorum. Türkiye'de istikbal endişem yok. Eğitim
alırken hem kültürünü hem de ticaretini inceliyorum Viyana'nın.
Türkiye'ye dönünce kendi işimi kurmayı düşünüyorum.
WONDER’İN DANIŞMANI MATUŞKA BEY
Entelektüel Müslümanların sayısının artması önemli
Türk öğrencileri çatısı altında toplayan WONDER'in danışmanı bir
Avusturyalı. Muhammed Yusuf Matuşka’ya öğrenciler soyadıyla hitap
ediyor. Matuşka Bey, Türklere yabancı değil. Meslek hayatının son üç
yılını Ankara'da Avusturya Başkonsolosu olarak geçirmiş Muhammed
Yusuf Matuşka. Matuşka Bey'in ilginç bir yönü de genç yaşta
İslamiyet’i seçmiş olması. Daha 17 yaşında tanışmış İslam’la. Sonra
Müslüman olmuş. Müslüman olması mesleğinde yükselmesine engel
olmamış. Uzun yıllar ülkesini konsolos olarak başarıyla temsil
etmiş. Şimdi 64 yaşında, WONDER'in danışmanlığını yapıyor, Türk
öğrencilerle Avusturya makamları arasında köprü oluyor. ‘‘Kıyafetin
belli bir parçasının yasaklanması ister Türkiye'de, ister Fransa'da
ya da Almanya'da olsun, devletin vatandaşlarının kişisel özgürlüğüne
müdahale etmesidir. Özgür ve demokratik anayasaya aykırıdır’’ diyor.
Avusturya'da yaşayan İslam topluluğu için entelektüel Müslümanların
sayısının artmasının çok önemli bir gelişme olduğunu söylüyor.
Öğrencilere yardımcı olmanın kendisini mutlu ettiğini, Türk
öğrencilerin eğitimlerini en iyi şekilde bitirmek için çok çaba
harcadıklarına inandığını anlatıyor.
SÜMEYYE DURSUN (19)
Felsefe öğreniyorum
Gaziosmanpaşa Kazım Karabekir İmam Hatip Lisesi'ni bitirdim. 16
yaşımda üniversiteyi kazandım ve başörtüsü sorunu yok diye Bilgi
Üniversitesi'nin matematik bölümünü tek tercih olarak seçtim. Yasak
oraya da geldi, ben de buraya geldim. Sinemayla ilgiliyim. Felsefe,
Almanca ve Fransızca öğreniyorum.
NEVİN ÖZTÜRK (22)
Bazen sıkılsam da Viyana güzel
Viyana'da mimarlık okumak geçmişte yaşadığım sıkıntıları
unutturuyor. İstanbul Kartal İmam Hatip Lisesi mezunuyum. Beykent
Üniversitesi Mimarlık Bölümü'nde geçen bir yılın ardından buraya
geldim. Bazen sıkılsam da Viyana güzel bir kent. Kanada'da ihtisas
yaptıktan sonra Türkiye'ye döneceğim.
AYŞEGÜL ARAR (22)
Wonder’i 12 arkadaşımla beraber kurduk
Viyana'ya ilk gelen ve 12 arka-daşımla WONDER'i kuran ekipte yer
aldım. Diş hekim-liğinde okuyorum. Burada uzmanlık yaptıktan sonra
ülkeme döneceğim. Viyana 20 gün kalmak ya da gezmek için ideal bir
kent. Sokaklarda sanki bir labirentte dolaşıyormuşum gibi oluyorum.
Tarihin ağırlığını hissediyor insan burada. Belki de bana öyle
geliyor.
SAADET PEKZORLU (22)
Buraya karanlık bir ruh hakim
Bursalıyım ve imam hatibi Bursa'da okudum. Yeditepe Sistem
Mühendisliği'nde okurken Viyana'ya geldim ve ekonomi okuyorum.
Viyana büyük bir müze gibi. Ancak karanlık bir ruh hali hakim kente.
Burada kalmayı düşünmüyorum. Tarihi, kültürü, yeşili, her şeyden
önemlisi Bursa'daki insani ilişkiler çok sıcak. Burayı soğuk
buluyorum.
 |